ESMA ÇOSKUN-RUHUM MU? O TAMIRDE!
Bu eserde şiirler sadece aşkın, kırılmanın ya da özlemin etrafında dönmüvor; daha derinde, insanın hayata tutunma biçimlerini sorgulayan bir ses var. Sanki şair, "Biz bu dünyada nasıl var oluyoruz? İçimizdeki yüklerle nasıl yașamaya devam ediyoruz?" diye bizlere binevi soru soruyor ve sorgulatıyor
Şiirlerde sıkça gördüğüm şey şu: insan hem güçlü olmak istiyor, hem de içindeki kırılganlığı saklayamıyor. Işte bu ikilik, kitabın ruhunu oluşturuyor. "Genel Af"ta olduğu gibi, insanın kendine karşı sürekli dava açıp sonra ceza vermesi... Sonra vorulup kendi duygularına af çıkarması. Bu aslında bireyin kendini kabullenme savaşının şiirsel bir yansıması
"Ruhu Asılır Önce" ise daha varoluşsal bir yerden konuşuyor.
insanın önce ruhunun darbe aldığını, kaybın bedenden önce iç dünyayı yıktığını söylüyor. Burada sanki șu soru gizli
"insan olmanın bedeli bu kadar ağır mı olmalı?" "Küfür Değil"de görünen isyan ise dışarıya değil daha çok hayata tutunma çabasına yakın bir ton taşıyor. Kırgınlık bile ölçülü. Bu da kitabın çatısını belirliyor aslında:
Öfke değil içsel bir arayış
Edebi açıdan baktığında,şiirler çok süslü değil ama bu bilinçli bir tercih gibi. Dil sade tutuldukça, anlam derinleșiyor. Duyguların doğrudan söylenmesi yapaylıktan uzak durması kitabı daha "insanı ve anlası" kılıyor. Yani, okura tepeden bakan değil; onunla aynı seviyede yürüyen şiirlerle dolu eserimiz
Mesaj tarafında ise sürekli tekrar eden bir
çağrı var.
Insan biraz durmalı, içine bakmalı, kendisiyle yüzleşmeli Sevgi, kayıp, gurur, kırgınlık... Bunların hepsi hayatın parçaları ve hepsi insanı büyütüyor Ama büyürken kırılmak da kaçınılmaz.Şair, bu kırıkları saklamaktan yana değil onları görünür kılarak onarmaktan yana Edebi derinlik tam da burada ortaya çıkıyor aslında. Dışarıdan bakıldığında basit gibi duran bir dille, insan ruhunun karmaşık yerlerine iniyor Şiir kitabı, "gösterişli" değil; daha çok samimi, sıcak, yalnız bir gece sohbeti gibi. Bazen sitem eden, bazen yumuşayan, bazen de güçlü görünmeye çalışırken asIında güçsüzlüğünü kabul eden bir ses var.
Bütüne baktığında bu kitap; içsel bir iyileşme yolculuğu. sevginin ve gururun savaşı: kaybettiklerine bakıp yine de sefkatli kalma çabası.• insanın kendini tamir etmesi üzerine bir şiir kitabı,
Ve dahası...Okurken şairin kendi içindeki kırılganlığı saklamadığını hissediyorsun. O yüzden de yapay değil, sahici. Ve belki tam da bu yüzden, insan kendi acısın okurken yalnız hissetmiyor.