·120 syf.····Okunma: 01 Ocak 2026 22:00 Yılın ilk kitabı ile geldim.
Yazarı yıllar önce İşin Aslı Judit ve Sonrası romanıyla tanımıştım. Macar edebiyatına merakım böylece başladı. Şimdi Mumlar Sonuna Kadar Yanar ile hayran oldum diyebilirim.
Romanı başkarakter General Henrik'in ağzından okuyoruz. Kimileri kitap için bir yüzleşme romanı dese de bence biz bir iç döküşe şahitlik ediyoruz. Yani kitap tam anlamıyla bir monolog. Ki bu konuda kesinlikle harikalar yaratmış Márai. 41 yıl 43 gün sonra bir araya gelmiş iki dostun hikayesi. Hesaplaşma romanı değil dedim zira neredeyse romanın tamamında General'in tespitlerini, çıkarımlarını okuyoruz. Yüzleşme olsa yazar meseleyi bir de karşı taraftan dinlememizi isterdi. (Okur olarak merak etmediğimi söylesem yalan olur. )
Kitapta "sadakat, hakikat, dostluk, toplumsal sınıf ayrılıkları, kıskançlık, kibir, korkaklık, müzik, Dünya Savaşı, yalnızlık" kavramlarının üzerindeki yılların tozunu üflüyor yazar. Bunu yaparken bağırmıyor aksine son derece sakin.
Zamanın uğruna yaşadığımız birçok şeyi nasıl da değersizleştirebileceğini sözcükleriyle resmediyor. Büyük bir tokat etkisinde değildi ama yürekte bir kor hâlinde ince sizi bıraktı diyebilirim.
#okudumbitti #sándormárai #mumlarsonunakadaryanar #kitapalıntıları #reklam değildir.
"Çünkü beklemeye değer her şeyin kendi zamanı ve düzeni vardır. İşte o an geldi."