Şu kokun yok mu, Bahar. Şu kokun, benim asıl ilacım... " Ruhu yaralı olan Üst. Yağız Pala
Asker kurgularını hep çok sevmişimdir. Bunda benim MSÜ sevgimde girdiğinde iyice asker kurguları benim için arşa çıkıyor.
Gölgenin Güneşi ile de yükseklerde olduğum vakitlerde tanıştım. Aslında eskiden biliyordum yani bundan önce Baytar Hanım vardı, ondan haberim vardı ama bu güzel kitabı daha yeni okumaya fırsat bulabildim.
Bordo Berelilerimiz Üsteğmen Bahar Aksoy ve Üsteğmen Yağız Pala'nın hikayesini konu alıyor. Bazı olayları anlatamıyorum burada çünkü spoi niyetine geçer. Olayların sonucunda Bahar Üsteğmen'in tayini, Pala'nın yanına çıkıyor ve böylelikle Üsteğmenlerimizin savaşı başlıyor.
Hikayede intikam ve beraberlik ön plana çıksa da illa ki bir romantizm, düşmanlık, sevgi ve arkadaşlık da arka plandan ön plana hareket ediyor.
Yazarımızın kalemiyle ben daha yeni tanıştım ama öyle bir yakın geldi ki... Sanki uzun süredir onu okuyormuşum gibiyim.
Mizahı olan yerleri de illa ki var ancak askeri kurgu olduğu için intikam ve rütbeler daha ön planda. Bunu dedim diye hiç romantizm falan yok zannetmeyin Pala ve Güneş bir araya gelince romantizm eksik olmaz.