·456 syf.····Okunma: 03 Ocak 2026 16:34 Osman Balcıgil’in En Hüzünlü Eylülü, insanın içini yavaş yavaş daraltan, son sayfalarında ise gerçekten can acıtan bir roman. Büyükada’da başlayan sakin hayat ve Suzan ile Yorgo’nun masum aşkı, 6–7 Eylül 1955 olaylarıyla birlikte paramparça oluyor. Okurken yalnızca bir aşkın değil, bir dönemin, bir birlikte yaşama kültürünün de nasıl yok edildiğine tanık oluyoruz. Yağmalanan dükkanlar, dağılan aileler ve yarım kalan hayatlar, okuru yalnızca bir aşk hikâyesinin değil, büyük bir insanlık ayıbının tanığı hâline getiriyor. Kitap bittiğinde sayfayı kapatıyorsunuz ama içinizde kalan ağırlık uzun süre geçmiyor, içinizde uzun süre susmayan bir hüzün kalıyor.
Kitabı bitirenlere tavsiyem kapağı kapattıktan sonra şu şarkıyı mutlaka dinleyin.
Signomi - Ezgi’nin Günlüğü