Gönderi

öyle işte...
8/10
·704 syf.··
2025 39. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 00:00
Selam. Yaklaşık 4 gündür kendime gelmeye çalışıyordum. Biraz ağır geldi. Ağladım mı ağladım. Ve ben kitaplara falan çok kolay ağlayan birisi değilim. O kadar ki okuma kaydına eklediğim kitaplar ve eklemediğim onlarca kitap arasından ağladığım ikinci kitaptı. O kadar kötü hissettim ki 'gölgede bir buluşma' kitabının incelemesini sildim. Her neyse, yoruma geçelim. (birinci ve ikinci kitap için spoiler vardır.) İkinci kitap çok ucu açık bitti. Ne olacağını merak ederek üçüncüyü aldım. Keşke diyorum iki de bıraksaydım. Öncelikle, Rhy, bu kitapta o kadar da ön planda değildi. Hastra bence çok tatlı bir karakterdi. Kell, diğer kitaplar da şımarık ve kibir topu küstah bir prens Antari değildi. Ama bu kitapta bazı yerlerde çok burnu havada davrandı. Belki de Holland'a karşı öyleydi. Kell, Holland yanındayken küstahlaşıyor. Lila'da Kell yanındayken aptallaşıyor. Kibirleniyor. Gıcıklaşıyor. Falan da falan işte. Hani küçük çocuklar veya liseli gençler arkadaşları veya kuzenleri gelince şımarıklık yapıyor ya Ailelerine. Sanırım Holland Kell'i, Kell'de Lila'yı şımartıyor. (Biraz alakasız oldu.) Holland'dan bahsetmişken......(İç çekiş) Beni bayağı güzel patakladı. Fena dövüldüm. Onunla ilgili yoruma girersem çıkamayacağım ama yine de girelim. İlk başta Osa pisliği (adını tam yazamayacak kadar nefret ediyorum) onun bedenini ele geçirdikten sonra Holland'ın onu durdurmak için kalan iradesiyle verdiği mücadele beni duygulandırdı. Osa onun bedeninden ayrıldıktan sonra bilincini kaybetti. Saraydaydı ne yazık ki, muhafızlar onu zindana götürdü. İlk bayıldığında, ciddi ciddi karakterlerle konuştum. "Lütfen Onun bedenine iyi bakın." Dememe rağmen canım çocuğuma hiç nazik davranmadılar. Kell, onun durumunu anlatırken parmaklarının falan kırıldığını söyledi. Ve ben, mahvoldum. Lila pisliği de Holland'ı öldürsünler diye o tiksinç hançerlerinden birini muhafızlara verip onu öldürmeye gönderdi. Muhafızlar, ona berbat davrandılar. Yüzüne yumruk atıp zincirlerini çekiştirdiler. Tam bıçağı sapkayacakken Kell, canım Kell (sırf bu yaptığı yüzünden tüm kitap ona 'Sağolasın evladım' dedim. ) onu kurtardı ve adamları "buraya bir daha gelmeyin." diyerek gönderdi. Lila'dan nefret ettim. Sonra bu pislik gizlice Holland'ın olduğu zindana inip yüzüne yumruk falan attı. Saldırmaya çalıştı. Şu beni daha çok kırıyor ki Holland onları durdurabileceği halde, haddini bildirebileceği halde, hiç karşılık vermedi. Kendisine zarar verenlere zarar vermedi. Sessiz kaldı. kitap boyunca ona o kadar kötü davrandılar ki, yüzüne yumruk atıp durdular, pis pis konuştular, tehdit ettiler. Alucard, sadece hava almak istemesine rağmen sanki kötü bir şey yapmış gibi boğazına bıçak falan dayadı. O aptal kaptan kadın da benim Holland'ıma çok kötü davranıyor. Ya herkes çok kötü davranıyor. Holland bu muameleyi kesinlikle hak etmedi. Bu kadar pislik davrandıkları için onları dövdüğümü, ona attıkları yumrukları atanlara geçirdiğimi falan hayal etmek zorunda kaldım. Çok rahatlatıcıydı. Gerçekten yapmak isterdim. Sadece bi Kell az da olsa mini minnacıkta olsa onu korudu. Anlayış gösterdi. İyi davrandı. Ve o da çok değildi ama yine de 'en azından' dedirtti. Tamam, küstahlaşıyor falan dedikte, yani, istisna olan yerler çok. Büyük spoiler olmayan yerde Holland ile diyeceklerim bu kadar. Bide bunun Spoilerlı kısmı var. Kitapta Holland'ın geçmişinden kesitler verilmiş. Onları okurken yine çok kötü oldum. Tamam, dayanamayacağım. Spoilerlı kısma geçelim. Bu bir Spoiler uyarısıdır!!!! Holland'ın geçmişte yaşadıkları beni gerçekten çok üzdü. Daha dokuz yaşındayken Abisi Alox'un onu uyurken öldürmeye çalışmasından sonra abisini mecbur kalarak öldürüyor. Sonrasında on sekiz yaşındayken çok sevdiği Talya isimli kız onu öldürmeye çalışıyor. Ve Holland yine mecbur kalarak onu öldürüyor. Bunlara rağmen Holland, abisini ve sevdiği kızı sevmeye, özlemeye devam ediyor. Onları unutamıyor. Vortalis isimli bir adam var. Bu adam Holland'ı öldürsünler diye adam tutuyor. Ama benim canım yavrum onu öldürmek için gelen adamların hiçbirini zounda kalmadığı için öldürmüyor. Bir şeyler oluyor. Uzun uzun anlatamayacağım. Ama Vortalis ile dost oluyorlar. Burayı okuyup kitabı okumadıysanız sakın evladım hakkında kötü düşünmeyin. Aman işte abisini öldürdü o kızı öldürdü ama onu öldürmek isteyenle dost oldu falan (gerçi abisi ve o kız da onu öldürmeye çalışıyorlardı). Okumadan anlamazsınız. Her neyse. Kısaca Holland'dan bahsetmeye ara veriyoruz. Birazdan devam edeceğim. Öhöm, Rhy. Evet Rhy. Şimdi, bunlar bir yolculuğa çıkacak. Gemi yolculuğu. Alucard, Rhy'a veda etmeye geliyor. Ve bu çocuğun birden trip atası tutuyor. Yani, ikinci kitapta da bu kitabın başlarında da onunla konuşurken, onu kurtarmak için kendini tehlikeye atarken hiç sorun yaşamadı. Ama tam giderken Trip atası tuttu. Yani gözlerimi devirip 'ulan Rhy sırasımı kardeşim' demeden duramadım. İnsan gibi vedalaş eme. Her neyse. Bunlarda ay çıldırdım. Sarayda bir sürü olay oluyor. Millet ölüyor kardeş ölüyor! Bunlar da bir türlü gelemiyor. Gelin artık gözünüzü seveyim! Çıldırdım. Ayrıca kimse niye doğru düzgün yas tutmuyor. Hiç üzgün falan olmuyor anlamadım. Sevdiği biri öldükten en fazla bir saat sonra hiçbir şey olmamış gibi, öleli yıllar olmuş gibi hayatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Ama şimdi düşününce o kadar olay arasında yas tutmaya üzülmeye vakitleri yok sanırsam. Rhy'ın babası, yani kral tam bir aptal. Bakın, cesaret başka şeydir, akıl başka şeydir. İkisi bir arada nadiren bulunur. Kral cesur olabilir ama ne yazık ki akıl yok. Onun karşısına çıktığında kılına bile zarar veremeden gebere...öhöm öleceğini bilmen gerekiyor. Karşısına akıllılık Edip çıkmadın diye korkak olmuyorsun. Senin ölümünde bize bir şeye yaramıyor. O yüzden otur oturduğun yerde , oğlunun yanında sarayında kal seni gerizekalı aptal. Amanın pardon yine karakterlerle konuşmaya başladım. (Kafayı yemedim. Endişe etmeyin) Rhy'da bu konuda ne yazılk ki babasına çekmiş. Salak gibi Osa'nun sarayına gitti. Ama çok kötü olmasına ve hiçbir işe yaramamasına rağmen en azından iyi olan sadece bir şey var. O da acı çekerek salyangozdan bile daha yavaş bir şekilde gelen Kell ve yanındakilerin hızlanmasını sağladı. Kell onun acısını hissedip acele etti. Ve Hastra, seni özleyeceğim. Benim tatlı nazik kelebeğim. hahhh(iç çekiş), neyse Holland'a dönelim. Yine depresif bir ruh haline giriyorum. Çok , çok ama çok üzgünüm. Osa pisliğini yenmek için gücünden vazgeçmiş olması, simsiyah saçlarının beyaza dönmesi, siyah gözünün diğer gözü gibi yeşile dönmesi, bedeninde ki tüm sihrin gitmiş olması beni mahvetti. Bunlara rağmen kimsenin onu yaptığı bu fedakarlığı bilmemesi ve onu iyi bir şekilde hatırlamamaları yine beni mahvetti. Ve artık yüz kaslarımı ağlamaktan acıtan sahnelerden sonuncusu ise beyaz Londra'da Gümüş ormanında yalnız başına ölmesi bana diğer karakterler için mutlu biten sonu mutsuz kıldı. Holland Vosijk öldükten sonra kitabın kalan kısımlarının benim için bir manası kalmadı. Kitap bitsin de köşede rahatça ağlayayım dedirtti. Böylece onlar ölmesin yeter dediğim karakterlerden üçünü kaybettim. Biri geri gelse de tam olarak eski Rhy olarak dönmedi. Yine de Şimdi kaldı geriye iki diyelim. Holland. Rhy. Beloc. Kell. Dördünü de çok seviyorum. Birde bir şey rica edeceğim. Gücün hasass iplikleri'ni okumayı düşünmüyorum. Yedi yıl sonrasında geçiyormuş. Artık Kell ana karakter değilmiş. Bu da demek oluyor ki diğer sevdiğim karakterleri çok okuyamayacağım. Zaten 'o' gitti. Bunlarla da okumam için sebep kalmadı. Ama o kitabı okuyan birisi, belki bir umut o kitapta Holland geri dönüyor mu? Aslında ölmedi yaşıyor gibi bir durum mevcut mu? Bana söyleyebilir misiniz? Spoiler olsa da sorun değil. Spoiler bitti... Holland için 4, evreni, Kell, Rhy ve Hastra için 4 puan. Sanki gerçekmiş, gerçeklermiş gibi yorum yaptım sanırım. Kendimi bazen kaptırıyorum kusura bakmayın. Kaç kere Holland yazdım acaba. En az on beş defa demişimdir. Her neyse, ben bir süre daha dertleneceğim. Siz kendinize iyi bakın. Hoş kalın.
Işığın BüyüsüVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 202478 okunma
·
101 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.