-Mumlar Sonuna Kadar Yanar-
Bir kitap düşünün; mekân neredeyse hiç değişmez, belirgin bir olay yoktur. İki kişinin diyaloğu gibi görünse de aslında tek bir iç ses konuşur. Okurken sürekli bir şey olacakmış hissiyle beklersiniz… ama o an gelmez.
Mumlar Sonuna Kadar Yanar , 41 yıl 43 gün sonra bir araya gelen iki eski dostun, yıllarca içte biriken sorularla ve yarım kalmışlıklarla yüzleşmesini anlatır. Hiçbir şey olmuyor gibi görünür ama kor gibi yanan yüreklerde çok şey olur.
Dostluk, kıskançlık, ihanet ve insan doğası üzerine; sessiz ama derin, uzun süre akılda kalan bir hikâye.
İnsanı düşündüren o soruysa kitap bitse bile akılda kalıyor:Gerçekten tek bir soruyu sormak için bir ömür beklenir mi?
Kitap ilk kez 1942’de yayımlanmış; asıl ününü ise yazarının ölümünden sonra kazanmış. Türkiye’de daha önce “Yürek Yangını” adıyla basılan eser, bugün Yapı Kredi Yayınları tarafından Mumlar Sonuna Kadar Yanar adıyla okurla buluşuyor. Bence okumaya değer, insan psikolojisine iyi değinilmiş…