·200 syf.····Okunma: 02 Ocak 2026 21:02 #Okudum
#KitapYorum
#Savaşçı
#EnginAşkın
#Roman
#SerüvenYayınları
#200Sayfa
#Kitabaaşıkokumayasevdalı
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Serüven Yayınları'ndan çıkan, Engin Aşkın'a ait "SAVAŞÇI" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım.
Daha önce sevgili yazarımızın "TERAZİ KIZI" isimli kitabını okumuş, yorumunu yapmıştım. Asude bir sessizlikti son sayfaya kadar. Şimdi ise sakin, durgun, dingin denizlerden hırçın, rüzgârlı, asi sularda ne yöne gideceğini bilmeyen bir denizcinin gemisini ve mürettebetını kurtarma mücadelesine eş, hayatla ölüm arasında ince bir çizgide kalma savaşına tanık oldum. Bir film tadında ilerleyen bu macera; sonunda her birimizin içinde olan savaşçı ruhun gizemiyle tanışıp yüzleşmenize kapı aralıyor. Belkide sessizce uyuyan cesaretimizin varlığına dikkat çekiyor. Korkularımızın kuyularında, bilinmeyen delhizlerde görünmez bir canavarla mücadele eden vicdanımız, öz benliğimiz çekingen bir tavşan gibi dururken yanan cevher misali insanlığımız dikiliyor kötülüğe meyyal duygularımızın karşısına. Yeniden kimliğiniz şekilleniyor sanki. Umudun, kazanmanın, savaşta sağ kalmanın, cesaretin, mücadele ruhunun asaletindeki renkleri kuşanan gururlu bir komutan edasıyla satırlarda dolaşmanın keyfini sürüyorsunuz.
Yıl 1926. Anadolu'nun içlerinde gözlerden uzak kalmış Uma köyünde geçen olayları anlatıyor. Burası 1920'lerin Karadenizi'nde zamanın ve yolların unuttuğu bir köşe. Kadim geçmişinde Ermenilerin ve Rumların ocağı olmuş. Sakarya Savaşı'nın kanlı acımasız günlerinden sonra yedi yıl süren ağır bir gerilim yaşanmış. Büyük harbin ardından ülkeyi saran karmaşa azınlıkları eşkıyalığa itmiş. Silahlı elleri, Rum, Türk demeden nice cana, mala kastetmiş hayvan gaspından, kadın kaçırmaya, ev soygunculuğuna kadar her türlü suça bulaşmışlar. Azılılardan bazıları mübadeleyle birlikte köyden savrulmuş. Uma Köyü, bir ayrılık ve kavuşma döngüsünün tam ortasında kalmış anlayacağınız. Ermeni ve Türk aileler arasındaki gerilimler, iz sürmeler, halkın yaşadığı dönüşümler, usulsüz vergi alımları, yol kesen Ermeni eşkıyalığı, vahşi ölümler, tuzaklar, hırs ve intikam dolu günlerin başlamasına sebep olmuş. İşte korkunç zamanların birinde değirmende bir kadına yaşatılan zorbalığa Giresunlu Osman Ağa'nın fedailerinden adı Mirza olan, çete içinde "Karaca" denilen korkusuz, gözü kara bir savaşçının Sarı Haçek'le olan mücadelesi başlar. Karaca'nın adalet arayışı, Mustafa, Dursun, Cemali ekseninde çarpıcı olaylar yaşanır. Gerilim öç, kin, direnç ve onurun iç içe geçtiği bu anlatı; halkın yaşadığı toplumsal dönüşümleri kuşaklar arası çatışmaları ve bireylerin hayatta kalma mücadelesini güçlü karakterlerle anlatıyor.
Vicdan adaletin kalbidir. İyiliğin çoğalması için bazen kötülüğe izin verirsin. "SAVAŞÇI" Okuru gerilim, heyecan, adalet ve vicdan arayışı içinde zorlu, yaman bir mücadelenin ortasında bırakıyor. Gerçek savaşın esasen insanın kendi içinde başladığına dair vurucu notlarla birlikte; sert, güçlü, kalbe hükmeden bu macerada soluk kesen ilerleyişiyle elinizden bırakmayacağınız bir eser olarak ön raflarda yerini alacaktır.
İntikam, yılanın derisiydi; bir katını soyduğunda, altından yeni bir katı çıkıyordu, sonsuz bir döngüye benzeyen, acımasız bir döngü. (s. 158)
Zalimlik, yalnızca gücün sarhoşluğundan beslenir, vicdanın uykusunda büyür. (s. 80)
Kader, acımasız bir cellattır. Bazen en güçlüleri bile diz çöktürür; en çaresiz anlarda belirir ve tüm gücüyle, en derinden vururdu. (s. 92)
Gerçek, bazen en güçlü yalanın ardına gizlenir, görünmez olurdu. (s. 67)