Gönderi

Puan vermedi·15 syf.··
2025 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 00:00
330 - Bu yazının daha kapsamlı orijinal versiyonunu blogumda okuyabilirsiniz: dusuncedokuma.substack.com/p/lamb-to-the-s... Bu kitabın Türkçe uyarlamasını yazıyor olsaydım bir yerlerde mutlaka "but altına gitmek" tabirini kullanırdım. Kitabı orijinal dilinde okudum. Türkçe çevirisi yok bu kısa öykünün. Kısa derken epey kısa, 15-20 sayfa kadar. Bu kadarlık bir eserde maharetini gösterip okuru şaşırtmayı ve kara mizahla buluşturmayı başarınca adın Roald Dahl oluyor. Kitaptan edindiğim en önemli çıkarım bu oldu. "Bir şeyi kesebiliyorsan kes, silebiliyorsan sil." O kısım olmadan da meramını anlatabiliyorsun demek ki. Roald Dahl hakkında da bir kelam etmek isterim. Kendisini Charlie'nin Çikolata Fabrikası'ndan biliyoruz. Bir de Matilda diye çocuk kitabı varmış. Netflix'in Roald Dahl öykülerinin haklarını almasının ardından Wes Anderson'a yaptırdığı 4 tane film uyarlaması vardı, oradan da aşina olabilirsiniz. Roald Dahl amcamız 1916'da doğmuş, 60'ta da çoktaan ölmüş gitmiş. Çocuk edebiyatı dünyasının dev isimlerinden biri ama kısa öyküler de yazıyor aynı zamanda. Yetişkinler için yazdığı öykülerde yaptığı kara mizah ve şaşırtmacalı sonlarıyla biliniyor. Öykümüz evde kocasını bekleyen bir hanımefendiyle başlıyor. Mutlu, standart, rutin bir hayatları var. O akşam gidişat farklı. Konuşmaları gerek ve konuşuyorlar. Bu bir veda, bir ayrılık konuşması. Sonra kadın mutfağa gidiyor, büyükçe kuzu budunu dolaptan alıyor, adamın kafasına indiriyor. Böyle rutin ve sıcak bir yaşantıyı anlatırken bir anda konu nerelere geldi diyor insan. Sonra işler daha da ilginçleşiyor. Sonda da o kara komik mizahıyla 'vay arkadaş' dedirtiyor. 20 sayfada bunları yaşatması bana yetti de arttı bile. Adamımız ise but altına gitti…
Lamb to the SlaughterRoald Dahl · 04 okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.