Gönderi

Bugün bütün okurları ilgilendirdiğini düşündüğüm birkaç konuya değinmek istiyorum bu gönderiyi herkesin görmesi ve kale alması dileğiyle yazacağım.Türkiye’nin kitap sektörü, pazarlaması, okurları ve
··1 alıntı·
3 +1'leme
·
27,9bin Gösterim
24 Yorum
Kitap piyasası da diğer piyasalara göre arz talep ilişkisine aittir. Yayınevleri de para kazanmak için bu tarz kitaplar satmak zorundadır. En niş eser yayınlayan yayınevleri bile popüler kitleye hitap eden eserler mutlaka basarlar. Burada sonuca gidip eleştirmek yanılgı olacaktır. Neden, onu talep eden kitledir. Bu kitle yani bizler sosyal medya, sosyoekonomik durum, siyasi durum, ailevi ve kişisel sebeplerden dolayı beynimizin içinde haz odalarında havucun peşinde koşan hamster gibiyiz. Bu döngüyü kırmak nörolojik boyutta çok zordur. Çünkü beyin güvende hisseder haz odalarında ve hayatta kalmak için oradan çıkmaz. Asıl özgürlük haz odalarının dışında bilinmeyen gri alanlardadır. Bu gri alan uyanışını kişi dürtüsel bir yolla bulamaz çoğunlukla. Aileden ya da başka değer verdiği insanlardan gelen merak uyandıran sorularla olabilir. Olabilir diyorum çünkü dediğim gibi beyin güvende hissetmek ister. Bu isteği reddetmek bilinmeyene kapı açsa da bunun çok büyük bir bedeli vardır. Özgürlüğe adım atmak. Güvensiz, haritalandırılmamış bölgeler toplum ve aile içinde vebalı gibi etki yapar. Aile ve toplum hastalıklı (özgürlüğe adım atmış) birine çok fazla acı çektirir. Uyanan kişinin önünde iki seçenek vardır. Güvenlik ve uyuşturulmak uğruna insanlarla ekileşim için ucuz şeyler mi. Yoksa acı çekmek uğruna tecrit edilmiş olmak mı. Çoğunluk güvenlik ister. Bu yüzden bu döngü kırılmaz.
Bir insan gerçekte asla olamayacak fantastik kitapları nasıl okuyabilir ki zaten anlamıyorum aptal gerizekalılar
Önceki 9 yanıtı göster
yekta garip
yekta garip
Teşekkür ederim gerçekten birilerine ulaşabildiğime sevindim bundan sonra daha çok ileti paylaşacağım
1 yanıtı göster
Bırakın kim ne okuyorsa okusun.
Aslında eleştirim başka yöndeydi lakin böyle anladıysanız bir şey yapamam
:) Bu hiç düşünmediğim aslında da ilgilenmediğim konuydu. Anladığım kadarıyla gençler arasında yayılan bir moda gibi görünüyor. Bu durumda bu çocukların anne ve babaları da 80-90 arası doğumlular olmalı. Bu anne ve babalar kendileri ne dinleyip neyi sevdiler ne okudular ki çocukları farklı olsun. Bırakın çocukları ne istiyorlarsa okusun dinlesinler. Biz (siz) de onlardan daha iyi değildik. Kanıt mı istiyorsunuz Dünyaya bakın kötü değil mi? bunun sorumlusu sizsiniz (biziz).
Bu çok katmanlı bir problem hocam ben bunla ilgili bir yazı yazdım ama henüz hiçbir yerde paylaşmadım. Sorun şu Türkiye gençliğini kaybetti. Gençlik artık sosyal medya da popüler olanı istiyor, gösterişli ambalajlı eserler okuyorlar. Nitelikli eser peşinde koşan çok az genç var ve sosyal medya da bunu etkiliyor
Reklam
Bu konuyu birinin detaylıca konuşması gerekiyordu🙏🏻
Çok teşekkür ederim Ezel detaylı bulmana çook sevindim:)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.