Kitap aslında incelemesini kendi içinde bir paragrafla anlatıyor.
Diyor ya hani:
Birkaç yıldır defterimde taşıdığım bir hikaye bu. Benimse, babamın -aslında bana ait olan- kıyafetlerini giymeme ya da aynanın karşısına geçmeme bile gerek yok. Bildiğim tek şey var -kardelenler başgösterdiğinde ya da ilk laleler açtığında, bahçıvan babam (ya da bahçe -babam) orada olacak.
Ve sonra ekliyor devamına yazar.
Ne yapacağımı bilmiyorum...
Kabullenmek ya da daha doğrusu kabullenmeye çalışmanın, anıların çabasına veya insafına bırakılmış bir kitaptır bahçıvan ve ölüm...