Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 04 Ocak 2026 23:27 Okurken sık sık “ben ne okuyorum şimdi?” dediğim, bitirince “aslında fena laf sokmuş” diye düşündüren bir kitap. Bilim kurgu gibi başlıyor ama kısa sürede anlıyoruz ki mesele ne uzay ne de kediler. Lao She, insanı anlatmak için kedi kılığına soktuğu bir toplum kurmuş ve o toplumu özellikle itici, dağınık ve çürük bir şekilde anlatmış.
Bu gezegende herkes tembel, herkes çıkarcı, herkes sorumsuz. Eğitim göstermelik, ahlak kavramı silik, akıl ise neredeyse lüks.-kimsede yok.- Bir okur olarak bir yere tutunmak istedim ama yazar bilerek tutunacak dal bırakmamıs sanki. Çünkü derdi sürükleyici bir hikâye anlatmak değil de toplumsal bir çöküşü yüzümüze yüzümüze vurmak gibi.
Romanın en zorlayıcı tarafı da bence Olay örgüsü zayıf, karakterler silik ve anlatım bilinçli bir şekilde dağınık. Karakterlerle asla bağ kuramıyorsunuz. Bu yüzden kitap sabır istiyor. Bir yere bağlanacak, bir kırılma noktası gelecek diye okursanız hayal kırıklığı yaşarsınız. Ama bunu bir roman değil de uzun bir hiciv ve öfke gibi düşünüp okursanız taşlar yerine oturuyor.
Kedi Gezegeni, “bir toplum aklı, bilimi ve sorumluluğu elinin tersiyle iterse ne olur?” sorusunun net cevabı bence. Çöküş sessizce olur ve kimse şaşırmaz. Ve anlatılan bazı olaylar da çok tanıdık..
Sonuç olarak bu kitap herkese hitap etmiyor. Akıcı, sürükleyici bir distopya arayanlar için zor bir okuma olur. Ama sert toplumsal eleştiriyi, rahatsız edici metinleri ve alegoriyi sevenler için belki biraz kusurlu falat düşündürücü bir eser.
7/10