#kitapyorumu | Aşk Şarkısı
Rafael, ihanete uğrayarak biten evliliğinin ardından hayatının merkezine yalnızca oğlu Nico’yu koymuştur. Kasabadan uzakta yaşamayı tercih ettiği çiftlik, onun için adeta bir sığınak, bir tür meditasyon alanıdır. Tek sorun, aynı evi paylaştığı oğlunun dadısı Ellie’den gerektiği kadar uzak kalamamasıdır. Peki Rafael yaralı bir geçmişe sahipken ve hayatına hiçbir kadını yaklaştırmak istemezken, mecburen ayarlanmış bir tatil ikisi için her şeyi değiştirebilecek midir?
Ne yazık ki bu kitap beni serinin ilk kitabı kadar etkilemedi. İlk sayfalarda Rafael, huysuz olmaktan ziyade yer yer Ellie’ye karşı zorba gibi geldi. Bu da benim için ilk puan kaybıydı. Romantik bir hikâye okuyacağımı düşünürken, kendimi fazlasıyla travmanın içinde buldum. Bu yoğunluk, romantizmi geri plana itti ve kitap benim için yavaş yavaş keyif verme radarından çıkmaya başladı.
Grumpy & Sunshine temasını normalde çok severim; ancak Ellie’nin tam anlamıyla bir “sunshine” karakteri olduğunu da söyleyemem. Onun da kendi travmaları vardı ve bu durum dengeyi biraz bozdu.
Aslında kitap, gerçekçi kurgusuyla oldukça yaşayan bir hikâye sunuyor. Fakat ben bu türü, biraz olsun gerçek hayattan uzaklaşmak için okuduğumdan, bana aradığım duyguyu tam olarak veremedi. Sanırım hikâyenin özü beklentimi karşılamadı.
Buna rağmen Rafael’in çıtayı yükselten jestleri vardı; Ellie de Rafael’in doğru yaralarını saran kişiydi. Nico ise inanılmaz tatlıydı. Kitabın içine girip onu sevesim geldi.
İlk kitaptan tanıdığımız karakterleri burada yeniden okumak da ayrıca keyifliydi.
Bu seri özelinde en çok Lorenzo ve Lilly’nin hikâyesini merak ediyorum. Umarım bir an önce çıkar da okuma şansımız olur.
Kasaba hikâyelerini sevenler seriye şans verebilir.
Addio…