Gönderi

Puan vermedi·512 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitabı okurken şunu fark ettim: Bu bir savaşı anlatmıyor, savaşın insanın içinde açtığı yarayı anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe tarihsel olaylardan çok, insanların kendilerine anlattıkları hikâyelerle karşılaştım. Kimin neyi hatırladığı, neyi unuttuğu, neyi çarpıttığı ya da sessizce bastırdığı… Kitap beni sürekli şu noktaya getirdi: Gerçek dediğimiz şey çoğu zaman tek parça değil; parçalanmış, eksik ve rahatsız edici. Okurken kimseye kolayca kızamadım, kimseyi de rahatça savunamadım. Çünkü anlatılan herkes, yaptığı şeylerle olduğu kadar yapamadıklarıyla da oradaydı. Bu da beni okur olarak konforlu bir yere bırakmadı. Sürekli “peki ben olsaydım?” sorusu dolaştı aklımda ama net bir cevabı hiç olmadı. Beni en çok etkileyen şey, kitabın kesin yargılardan özellikle kaçınmasıydı. İyi–kötü, doğru–yanlış gibi sınırlar sürekli bulanıklaştı. Tarihin siyah beyaz olmasını istiyoruz belki ama bu anlatı, gerçeğin çoğu zaman gri tonlarda yaşandığını hatırlatıyor. Bu yüzden kitap bende bir “bitirme” hissi bırakmadı; kapattığımda her şey tamamlanmış gibi hissetmedim. Aksine, bazı sorular benimle kaldı.
DüşmanlarKenneth Paul Rosenberg · Beyaz Baykuş Yayınları · 202513 okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.