·240 syf.····Okunma: 06 Ocak 2026 17:25 Gelişim, ilerleme ve teknoloji…
İnsanların bu üç kelime ışığında ilerlemeye devam etmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Bu ilerlemenin önüne geçilmesi imkânsızdır. Sanatın, edebiyatın ve duygusal değerlerin tamamen rafa kaldırıldığı bir şehir… Evet, Jules Verne 20. Yüzyılda Paris’te bunun portresini biz okurlara çiziyor.
Genel hatlarıyla distopik olan eserde ana karakterimiz olan genç Michel, klasik edebiyatı seven, şiirle ilgilenen ve duygusal yönü güçlü bir gençtir. Ancak Michel’in bu yönleri, yaşadığı toplumda bir avantaj değil, tam tersine bir yük haline gelir. Çünkü yaşadığı toplumdaki insanların yapısı fayda ve kar odaklıdır. Sanat ve edebiyat gibi tüm duygusal değerler yok edilmiştir. Bunlarla uğraşan insanlar azınlıkta olup durumları çok kötü bir haldedir. Michel bu hayata tutunmaya çalışırken giderek yalnızlaşan bir karakter olarak karşımıza çıkar.
Yazarın kitabı yazdığı dönemde ileriye yönelik tahminleri çok çarpıcıdır. Hızlı ulaşım sistemleri, teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesi, kapitalist odaklı toplumların oluşması gibi pek çok tahmin kitapta yer alır. Modern dünyaya ayak uyduramayan bireyin yabancılaşması kitapta işlenen diğer konulardan biridir. Kitap, bu yapısıyla insanın sadece neler kazandığını değil neleri kaybettiğini de bir mercek altına alır ve hatırlatır.
Genel hatlarıyla kitabı sevdim diyebilirim. Ana konu Paris olduğu için çok fazla şehir ve ülke ile ilgili ayrıntılar var. Bu ayrıntılara hakim olmak için araştırma yapmak şart.