"Herkes hikayeyi farklı anlatır.
Ve biri daima yalan söyler."
BBC spikeri Anna Andrews, bir İngiliz kasabası olan Blackdown'da öldürülen bir kadının haberini ele almak için görevlendirildi ama Anna bu haberi yapmak istemiyordu.
Dedektif Jack Harper ise kendi baktığı cinayet soruşturmasında şüpheli durumundan kurtulmak için detayların üzerini kapatmaya çalışıyordu.
Birbirleriyle geçmişi olan bu ikilinin yolu tekrar kesişti. Üstelik buna sebep olan öldürülen kadını ikisi de çok iyi tanıyordu.
Çok akıcı ve oldukça güzel bir gizem/polisiye kurgusuydu. Belki sonlara doğru da hafif bir gerilim serpiştirilmiş olabilir de, ama gerilim türü olarak alabileceğimizi sanmıyorum. Bir bölümün sonu, sizi hemen diğer bölüme geçmeniz için teşvik ediyor. Okudukça merak duygunuzun artacağı bir roman. Ayrıca, katilin kim olduğunu tahmin etmek bu kitapta hiç kolay olmayacak. Beklemediğiniz, hiç tahmin etmediğiniz yerden vurulmaya hazırlıklı olun. Yazım dilini merak edenler için; oldukça akıcı, anlaşılır fakat alışılmışın dışında şimdiki zamanla yazılmış. Beni rahatsız etmedi, umarım sizi de etmez.
Dip not: Kitabın yazarı Alice Feeney de muhabir, haber editörü ve yapımcı olarak BBC News'ta on beş yıl çalışmış. Kitabın ana karakterine ve kitabın şekillenmesine de adeta kendinden bir şeyler katmış.