Puan vermedi·240 syf.····Okunma: 01 Ocak 2026 14:59 Bu kitabı okumak benim için inanılmaz keyifli ve bir o kadar da sarsıcı bir deneyimdi. Dün başladım ve bugün bitti, akıcılığı sayesinde elimden bırakamadım. Ancak bu hızın yanında, yer yer durup derin derin düşündüğüm, hatta bazı sahnelerde tetiklenip ara vermek zorunda kaldığım bir eser oldu.
İncelemeye Joanna karakterinin analizinden başlamam gerekiyor. Joanna, evlilik öncesindeki sorunlu ilişkilerinden itibaren aslında hep bir "arayış" içinde. Kitabı dikkatli okuduğumuzda, tüm kritik dönemeçlerde onun kararlarını görüyoruz:
*Evlenmeye o karar veriyor.
*Çocuk sahibi olmaya o karar veriyor.
*Gitmeye, terk etmeye o karar veriyor.
*Ve sonunda geri dönüp tekrar anne olmayı istemeye de yine o karar veriyor.
Tüm bu süreçte aslında "tamamlanmamış" bir kadın figürü izliyoruz. Kendini bulmaya, eksik parçalarını birleştirmeye çalışırken hatalar yapıyor, savruluyor ama hep bir özne olma çabasında.
Erkek karakterimiz Ted ise başlangıçta her şeyi bir şaka ya da geçici bir buhran sanıyor. Eşinin birkaç gün içinde geri döneceğini düşünürken, kendini oğluyla yapayalnız ve belirsiz bir sürecin içinde buluyor. Ted'in bu süreçte yaşadığı zorunlu ama bir o kadar da hayati dönüşüm, babalık kavramının sadece "eve ekmek getirmek" olmadığını kanıtlar nitelikte.
Kitap; eş olmayı, ebeveynliği ve en önemlisi "kendimiz olmayı" sert bir şekilde sorgulatıyor. Modern evliliklerde çiftlerin birbirini ne kadar duymadığını, görmediğini ve yok saydığını acı bir şekilde fark ediyoruz. Evliliğin sadece bedensel olarak aynı çatıyı paylaşmak olmadığını; duygusal paylaşım, anlayış ve yan yana durma eksik olduğunda o yapının nasıl bir hapishaneye dönüştüğünü görüyoruz.
Farkındalığı yüksek olanların üzerinde saatlerce konuşabileceği, her karakterin haklı ve haksız yanlarını tartabileceği bence muazzam bir eser. Biz okuma grubumuzla okuduk ve toplantısını heyecanla bekliyorum, üzerine konuşulacak çok şey var!
1979 yapımı o meşhur filmini de meraklısına mutlaka tavsiye ederim.
Ve son olarak...
Kitabı okuduktan sonra incelemeyi okuyanları şu soruyla başbaşa bırakıyorum:
Ted, Joanna gitmeseydi bu kadar iyi bir baba olabilir miydi?
(Her şerde bir hayır mı vardı?)