·536 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2018 00:00 Robert Langdon diyince aklınıza ne geliyor? Gizem, din, bilim, sanat, mimari ve Langdon'ın peşine düşen suikastçiler. Dan Brown bizi yine şaşırtmamış ve bildik bir Langdon hikayesi yazmış aslında. Pek şaşırtıcı bir hikaye olmasa da yine nefessiz okuduğum bir kitap oldu kendileri. Genel hatlar ve gidişat konusunda beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da konu olarak oldukça beğendiğim bir kitap oldu. İnsanlık tarihinden beri en çok merak edilen sorular olan "Nereden geliyoruz?" ve "Nereye gidiyoruz?" sorularının cevabını bulduğunu ve bildiğimiz her şeyin değişeceğini kanıtlayan bir buluşu olduğunu söyleyen Edmond Kirsch, buluşunu açıklayacağı davete Langdon'ı da davet eder ve böylece kendimizi her şeyi yeniden sorgularken buluruz. Kitapta en sevdiğim şey yine bol bol din ve bilime yer verilmiş olması. İkisini birlikte, iç içe ve birbirinden ayrı olarak görme fırsatı sunmuş yazar. Ben ikisinin iç içe ve aslında birbirinden çok farklı olmadığı yanlarını da aktarmasını çok sevdim. Bir diğer sevdiğim şey ise kitaptaki tüm mekanların gerçek olması. Yani bir yandan bahsi geçen mekanların fotoğraflarına bakıp Tom Hanks'i Langdon rolüyle o mekanlarda canlandırarak okudum kitabı. Böylece kitabı okurken film de izliyormuşum gibi oldu.
Kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Kurgunun aynı olması dışında gayet sürükleyici ve güzel bir kitaptı. Bu tarz kitapları sevenler ya da Langdon'u özleyenler mutlaka okusun derim.