Ordasın bak tam karşımda,
Ama sarılamıyorum,
Sadece bakıyorum.
Gökyüzü gibisin işte.
Tam karşımda ama çok uzakta.
Mavisin işte,
Sakinlik ve huzur gibi,
İzledikçe insanın izleyesi geliyor.
Baktıkça kaybolasım geliyor.
İçime çektiğim nefes gibisin,
Diyorum ya işte,
Çimenlere uzanıp, göğü izlemek gibi.
Ama çok uzaktan.
Deniz gibisin
Dalgalı, fırtınalı,
Sahile vuran dalga sesi kadar güzel
Ama çok uzaktan işte.
sen yaklaşamayınca,
deniz çekiliyor;
geriye tuzlu bir eksiklik,
ıslak bir yalnızlık kalıyor.
Yakamoz gibisin,
Gecenin tam ortasında denize vuran ışıltı gibisin.
Yakınsın ama çok uzaktasın işte.
Seninle geçirdiğim vaktinden keyif aldığım kadar hiçbirşeyden keyif alamıyorum.
Düşünsene baş başa özgürce seninle oturabildiğimi,
Dünya yıkılsa umrumda olmaz.
Dibimde olup sana ulaşamadığım zamanlar da,
Olamayışımızı daha çok hissediyorum.
Seninle olmak nasıl keyif veriyor,
O kısa ama çok uzun vakitlerin tarifi yok ama,
Sana da dokunamamak içimde sönmeyen bi yangın.
Keşke bir dokunabilsem sana !
Seni çok seviyorum güzel gözlüm,
Seni öyle çok seviyorum ki,
Sana bakarken,
Gözün gözüme değince
İnsanlar Anlamıyorlar mıdır acaba diye kendime soruyorum.
Gözümden aşk fışkırıyor hissediyorum.
Nasıl anlamazlar bunu aklım almıyor.
Neden bazı duygular beklemeyi
Hayat susarak sevmeyi öğretiyor. 😔
Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
Hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.
Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam
Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmustur,
Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam
Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur
Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:
Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur
“Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman, Bana 'yaşa' der gibi gülen senin yüzündü.”
Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi:
Garip başimın derdi bir yürek taşıyorum.
Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı:
İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
Görünce gülme sakın çırpınıp aktıgımı:
Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum.
Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,
Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende…
Ah güzel gözlüm benim..
Seni yaşayamadığım her güne küskünüm,
Ama..
İçimde olduğun her gün için de dua edecem..
Seni yaşadığım,
Seni yaşattığı için,
Seni yaşatması için;
her gün,
her an…
dua edecem..
Vuslatı mahşere kalsa bile şükredecem..
Seni çok sevdim ben..
Nazım diyor ya;
Seni çok özledim bunu hangi gün okursan oku diye..
Seni çok özlüyorum canımın içi..
Her gün daha çok özlüyorum 😔
Ahmet Arif’in şiiri ile bakmalara doyamadığım yüzünü paylaşmışın..
Ahmet Arif’in hem yaşantısını hem şiirlerini o kadar çok severim ki..
Senin gül gibi yüzüne de en çok Ahmet Arif şiirleri yakışır.
Sevmelere doyamadığı Leyla Erbil’e çokça mektuplar yazdı, çoğunu Leyla okuyamadı bile..
Ahmet Arif’in her satırını, her mektubunu çok severim ama en çok da sana şunu yakıştırırım;
Bilirim buz dağıdır özlem,
eflatun sabahlarda...
Bilirim kulaklarım çınladığında özleyenim vardır uzaklarda..
Ve yine bilirim ki özleyenim,
Özlediğimdir aslında...!
Özlediğimsin beee kadın,
Özlemelere doyamadığımsınn.🫂😔