Ömrün Boyunca Kullanıldığın Kadar Sevilirsin
9/10
·80 syf.··
2026 3. kitabı
herkese selamlar uzunca tutmadan pata küte incelemeye gireceğim. İyi okumalar. kitabı elime aldığımda inceliğinden dolayı çok hızlı biteceğine dair bir sanrıya kapılmıştım. İlk 50 sayfası sular seller gibi aktı fakat hikayenin seyri tam da 60'lı sayfalarda değişmeye başladı. 20 sayfa boyunca yataktan doğrulmaya çalışan bir karakterin öyküsü beni basbayağı içsel bir buhrana sürüklemişti. Kitabın bu ilk sayfalarında çalışan, eve ekmek getirmeyi zorunluluk gören bir ana karakterin dışarıya yansıtılan egosunun nasıl bir sabahta değiştiğine şahit oldum. İlerleyen sayfalarda böceğe dönüşen Gregor'un ailesinin onu bu denli fazlalık olarak görmesi; yüzüne dahi söyleme naifliğinde bulunamamaları üstüne basarak, kovarak ve uzak durarak varlığından rahatsız olduklarını göstermeleri mental açıdan bana işkence hissi yaratmaya başlamıştı. Bir müddet sonra hikaye ilerledikçe işe gidip tüm aileyi geçindiren evin çarkının dönmesini sağlayan bir kişiden bir tas yemeğin ve odasındaki alanın bile fazla görüldüğü sefil bir böceğe dönüşme hikayesi içimi tabiri caizse cayır cayır yaktı. 2 yıllık birikimini ailesinin Gregor'a sormadan eriyip bitirmesini, hazır para bitince geçmiş hayatlarına dönmenin öfkesini dolaylı yoldan Gregor'a kusmaları kitabı bitirmemi gerçek anlamda çok zorlaştırmıştı. İncecik hemen biter dediğim kitabın bende yarattığı harap Kafka'nın insan duygu ve düşüncelerini betimleyip aktarmada gerçekten ne kadar başarılı bir yazar olduğunu gösteriyor. Özellikle evdeyken elim kitaba hiç gitmemeye başladı. Kaçışın olmayacağını düşündüğüm metro yolculuklarımda okuyarak bitirdim ki bu bile Gregor'un kendisine benim de sırt dönmüşümcesine mahcubiyet hissetmeme sebep olmuştu. Evdekilerin kendini bu denli sömürmesine alışan zavallı Gregor bir müddet sonra görmezden gelinmeye de alışıyor. Öyle ki odanın içinde hızlıca koşturduğu, böcek vücudunu kontrol etmeye başlayıp tek zevk aldığı aktivite haline gelen bu masum hareketliliğini anlatan bölümde bile annesi ve kız kardeşi rahatsız olmasın diye yatağının altına saklanmayı, gizlenmeyi kendine görev biliyor. Bu bile karakteristik olarak yaşadığı her travmaya uyum sağlamaya, kendini küçültmeye alıştığını gösteriyor. Sonrasında hikayenin bana göre seyir akışını değiştiren ev hizmetlisi olaya dahil oluyor. Mutfaktan çıkması yasaklanan hizmetli kadın Gregor'u gördüğünde beklenen iğreti bir yana dursun odaya girebilme ve geçmiş günlerindeki insanlığa dair duyduğu saygıdan öte hoş bir şekilde seslenmesi bana gerçekten ilaç gibi gelmişti. Sonunda biri ona hak ettiği gibi davranıyor diye içim sevinçle dolmuştu. oysa nereden bilebilirdim ki hikayenin giderek üzücü bir minvalde gelişeceğini.. Gregor'a baştan beri yardım eden Grete bir müddet sonra neden sadece ben bakıyorum diye isyan etmeye başlıyor. Anne ve babanın umursamazlığına bürünerek Gregor'u odasında bir başına, kardeşine duyduğu özlemle bırakıyor. İlerleyen zamanlarda duydukları maddi kaygı yüzünden eve aldıkları oda kiralayan üç genç adamla olan sohbetleri, yemeği bile tatmadan onların onayına bırakma süreçlerini paraya ve otoritenin gücüne ne kadar körü körüne bağlı olduklarını Kafka okuruna göstermeye çalışıyordu. Üç adam öylece kendi başlarına yemek yerlerken bu çekirdek aile evin ana sahibinden bir anda hizmetlisine dönüp, mutfağa sığınarak yemek yiyorlar. Bu durum okumakta zorlanan insanlara inanılmaz bir değişim gibi gelebilir fakat burada hiç değişmeyen bir tablo okurun gözüne gözüne sokuluyordu. bunu gören Gregor'un üzüntüsünü hayal edemedim bile. bir tarafta bir lokma yiyebileceği yemek bile çok görülen Gregor bir tarafta yemeğin pişip pişmediğine karar veren ailenin bir parçası bile olmayan kiracılar detayı aslında hikayede ailenin Gregor'dan ne denli vazgeçtiğini gösteriyordu. Kafka önceden olacaklara dair okuru alttan alttan uyarmaya tam da burada başlıyor. Kiracıların isteği üzerine babanın Grete’ye fikrini sormadan mutfakta keman çalan kızını içeri buyur etmesi, enstürmanı çalış biçimine müteşekkir olmayan kiracılar gibi hikayede ilerleyen olaylar aslında bizim garanti gördüğümüz şeylerin ne denli hızla değişebileceğine olan somut bir göndermeydi. Buradan sonra zaten Gregor'un kendinde daha önce hiç bulamadığı umursamaz bir cesaretle odasından çıkmasını, kardeşiyle göz gelme umuduyla yok olmayı kabul etmesini duygu karmaşasıyla okudum. kiracıların Gregor'u fark ettiklerinde babasının tavrı nedeniyle direkt açıklama beklemeleri akabinde gelişen huzursuz havanın giderek ağırlaşmasıyla kız kardeşinin ondan vazgeçen ilk kişi olması beni şoke etmişti. Kitabın seyri boyunca bunu babadan beklerken Gregor'un en çok ilgisini,sevgisini verdiği ve dönüşümünden sonra evde ona yardım eden tek kişi olan kardeşinin sırt dönmesi ters köşeyle açıklanamayacak kadar acımasız bir kırılma anıydı. Kardeşinin ağır cümleleri altında gövdesinde bir nevi onu felç eden çürüyen elma olmasına rağmen ve günlerce yemek yiyememekten perişan düşmesini de ele aldığımızda binbir zorlukla kendini dışarı atmaya çalışması artık kitabın içine girip ona sarılmak istediğim "her şey geçti" demek istediğim an olmuştu. Kafka , Gregor'un bu hızlı kararındaki arkaplanın aslında bunca zaman tutunduğu tek dalının kardeşi olduğunu göstermek istemiş. Alt metinde yatan duygu ve hisler bunlarmış aslında. Evden kendini zor bela atan, ömrü boyunca kullanıldığı kadar sevilen ve son nefesini en sevdiği insanın onu istemediğini bilerek veren Gregor'un ölüsünü bile yine hizmetli kadının fark etmesi, bir anda ev halkının ve hizmetlinin onu Gregor değil de ''o şey'' diye bahsetmesi de ne kadar uzun zamandır bunu beklediklerini ama birbirlerine itiraf edemediklerini göstermiş. Yazar; aile bireylerinin ana karakterimizin bu amansız ölümüne dair hislerini bir kenara bırakıp, onun öldüğünü kontrol etme gayretinde bile bulunmamaları üzerinden; otorite figürlerinin 'yararı yoksa varlığı da yok' inancının ne kadar kuvvetli olduğunu okura adeta inatla dikte etmeye çalışmış. Kafka bu aktif istismarın Gregorla bitmeyeceğini de açık kapı bırakarak şu şekilde anlatmak istemiş; Grete'nin serpilip kadınsılaşmaya başlayan bedenine duydukları hayranlıkla çıktıkları o son geziyi hatırlayın. Bu küçük ama çok etkili sahne anne ve babasının zihninde çoktan hazır olan ideal damat adaylarını ve açılacak yeni kazanç kapılarını düşündüklerini simgeliyor. Grete’nin henüz haberdar olmadığı bu kısa süreli huzur, aslında onun bir sonraki 'kurban' olacağının habercisi. Yani uzun lafın kısası bu aile çarkının yeni dişlisi artık Grete’dir. Öyle ki Grete, gelecekte bizzat kurban koltuğuna oturduğunda, geçmişte abisinden esirgediği o empatiyi mumla arayacak ve yaşadığı pişmanlıkla asıl o zaman sarsılacaktır. bu kitap beni hiç beklemediğim kadar sarstı. İnceliği ağırlığıyla asla eş değildi. Kesinlikle herkesin en azından bir kere okuması gereken The Metamorphosis bir eser.
Duygu ve Düşünce
The MetamorphosisFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2017267,8bin okunma
·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.