Aşkın yaşı yoktur demek ki; ama Gabriel Garcia Marquez in bu kitabının ardında duran gerçekler oldukça sarsıcı ve huzursuz edici. 90 yaşına gelmiş bir adamın, doğum günü için bir genelevden 15 yaşındaki bir kız ayarlatmasıyla başlayan hikâye, okuru romantik bir duyguya değil, daha çok vicdanı zorlayan bir sorgulamaya sürüklüyor. Kitap boyunca adamın yalnızlığı, geçmişine duyduğu pişmanlıklar ve geç kalmış duyguları anlatılırken, yaşanan durumun rahatsız edici tarafı hep diri tutuluyor. Marquez’in melankolik ve şiirsel dili duygusal bir atmosfer kuruyor ama bunu asla masumlaştırmıyor; aksine hem hüzünlü hem de tedirgin edici bir okuma deneyimi yaratıyor. Bu nedenle kitap, “geç yaşta aşk”tan çok, insanın içindeki boşlukla, yalnızlıkla ve kendine bile itiraf edemediği karanlık duygularla yüzleşmesini anlatan sarsıcı bir hikâye. Okunması gereken kitaplar arasında.