·296 syf.····Okunma: 07 Ocak 2026 22:36 Gece yarısı kütüphanesi…
Gerçekten okurken merakımı hep üst seviyede tuttu. Her sayfayı çevirişimde Nora bu sefer hangi maceraya atılacak diye merak ettim. Çok sade anlaşılır bir dili vardı Matt Haig’in. Kitabın ana özündeki metni çok sevdim. Ya şöyle olsaydı, seçimlerimi şu şekilde yapsaydım diye kendi hayatıma dönüp baktığım çok yer oldu. Ki bunu hepimiz hayatımızda normalde de sayısızca kez yapıyoruz. Seçmediğimiz seçimlerin bize ne getireceği hep bir merak konusudur. Bu nedenle kendi yaşamımda da bazı şeyleri yapmayıp pişman olmaktansa, yapıp pişman olmaya daha yakın buluyorum artık. Sanırım yaşla gelen bir olgunluk hali bu. Bunlar bize, denedim başardım getirebileceği gibi denedim ve başarısız oldumu da getirebilir. Ama elimizde çok değerli bir şey kalır. Tecrübe. Neyi isteyip istemediğimizi anlama şansı. Kitap, üzerinde derin sohbetler edilebilecek felsefi bir yana sahip. Sadece biraz daha derin cümlelerle yazarın bizi daha da etkilemesini isterdim. Basit dilinden dolayı bu kısımlar biraz yetersiz kalmıştı. Buna rağmen çok keyifli güzel bir okumaydı. Tavsiye ederim. Geride kalan Araftakilerin doğru seçimleri yapması dileğiyle.. :)