Martı, Anton Çehov’un sevilme arzusu, var olma ve anlaşılma üçgeninde insan ruhunun kırılganlığını ele aldığı bir eserdir. Nina’nın özgürlük ve sanat arayışı martı imgesiyle somutlaşırken, Treplev’in anlaşılma isteği derin ve sancılı bir mücadele olarak karşımıza çıkar.