Gündüz Günceleri | Sümeyye Demirkan | İnceleme
3/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 21:50
Sümeyye Demirkan Gündüz Günceleri Saatler 21.51'i gösterirken bitirdim. Çok şükür. Gündüz Günceleri kitabını İs Kokan Zeytin Ağacı'ndan sonra travmalarımı düzeltsin diye almıştım aslında. Tek kitap, aile aşk ikilisi ve eğlenceli duruyordu. Ama İKZA'dan sonra gidip sanırım Gece Yarısı Kütüphanesi'ni okudum. Her neyse... Sümeyye Demirkan'ın kalemiyle Veda Caddesi'nde tanışmıştım ve kalbimi feci yaralamıştı. Anlatımı olsun, betimlemeleri olsun öylesine mükemmeldi ki bir süre sonra kendisi vazgeçilmez yazarlarımdan oldu. Arkasından Çevrimiçi, Çiçekler ve Yasemin, Mürekkebe Boyanan Sardunya derken bir tek Notanın Ervahı adlı serisi kaldı elime alamadığım. Çok yakında onu da satın almayı umuyorum fakat Gündüz Günceleri'ne gelecek olursak... Evet... Burada benim hoşuma gitmeyen şeyler oldu. Kendimce tabii ki. Ama her şeyden önce konusu! Gündüz Günceleri kitabımızda Gonca Gündüz altı kardeşin dördüncü üyesidir ve geniş bir evde on kişi yaşamaktadırlar. Bir ablası evlidir ve bir de yeğeni vardır. Bu aile çekirdek aileden ziyade sülale gibidir. Gonca'mız bir buçuk yıldır karşı komşuları olan aynı zamanda üniversitede sınıf arkadaşı olan Yekta'ya aşıktır. En yakın arkadaşı Gülbade de bunu elbet biliyor ve aralarını yapmaya çabalıyor ama Yekta'nın bir de sevimsiz Buse'si vardır. Gonca ama bu çocuğa sırılsıklam aşıktır da bildiğimiz gibi yataklara düşmez kızımız. Kendisi bu platonik aşkı mükemmel bir şekilde neşe kaynağı haline getirmiştir. Yekta'yı uzaktan uzaktan severken bir gün bir haber gelir... Yekta, Buse'den ayrılmıştır ve ne görelim? Gonca... Çılgın kızımız helva kavurur. (Bu sahneye bayılmıştım) Öte yandan kitabımızda Gülbade'nin de bir ilişkisi vardır. Bu aileden en çok Bekir'i seveceğinizi hissediyorum nedense. Gündüz kardeşler de birbirinden şen şakrak ve içimizden karakterlerdir. Şimdi gelelim öteki konuya... Sümeyye Demirkan'ı eleştirmekten ziyade bir okur gözüyle baktığımı ifade etmekle başlıyorum. Öncelikle kitap aile kitabı da olsa, Gündüzler ailesini de anlatsa bir ana rol var. Gonca Gündüz. Karakter betimlemeleri benim için azdı bu sebeple ne Gonca'yı ne de Yekta'yı kafamda canlandırabildim. Gonca'nın saçları küt mü uzun mu kısa mı anlayamadım örneğin. Bunun dışında Gonca'nın iç monolog sahnelerinden oluşmuş gibi geldi. Hani bir ortam betimlemesi, anın betimlemesinden ziyade çok fazla Gonca'nın böyle nasıl desem... Bir romandan uzak hissettiren anlatımları vardı. Kitabın ismi günce dahi olsa bir noktada edebi bir anlatım bekliyoruz okurlar olarak. Yazarın hemen hemen tüm kitaplarını hayranlıkla bitirdim ve ne yazarsa hala okurum diyorum fakat bu kitapta birazcık anlatımda sıkıntılar mevcuttu. Yekta ve Gonca arasında yeşeren o aşkı alamadım. Mahalle kurgusuydu aynı zamanda, platonik aşk hikayesiydi üstelik konusu beni kendine çekti elbette fakat Yekta ve Gonca'nın sevgili olduktan sonra sahnesi yok gibiydi ya da hep aynıydı. Mesajlaşıyorlar, buluşsalar bile vize ve finaller dışında pek bir sahne yok gibi geldi. Açıkçası bu sebeplerden ötürü kitabı zor bitirdim diyebilirim. Bu arada ben romantik komedi, gizem gerilim severim. Yani romantik komedi de bayılarak okurum ama bu kitapta gerçekten ilgimi çeken çok az şey vardı. Karakterlerin arasındaki çekimi hissetmedim ve çok alakasız ama en içime işleyen karakter Bekir ve Ayşe çifti oldu. Sadece birkaç sahneleri vardı o da kitabın sonuna doğru artıyordu. İnanılmaz bir Bekir Gündüz hayranı oldum sanırım. Onun başarıları ve adım adım hayallerinin peşinden gitmesi ve Ayşe ile olan çocuksu ilişkisi çok hoşuma gitti. Gonca ve Yekta ise daha farklı olabilirdi. Ya da bu aralar belki de yaptığım kitap konusu tercihi yanlıştı. Bilemedim. Sonu mutluydu ama Yekta ve Gonca telefonda konuşuyordu yine. Sanki yasak aşk gibi neden öyle bir son oldu anlamadım. Daha tatlı sahneler yazılabilirdi gibi hissettirdi bana. Ve aileden çokça bahsedilmesi... Gonca'nın kardeş sahneleri inanılmaz fazlaydı. Yani diyorum ya Gonca ve Yekta'dan çok Gonca ve kardeşleri arasındaki didişmeleri okudum sanki ve doğal olarak bu da bir süre sonra sıkmaya başladı. Bundan sonraki kitabım ise belirsiz. :)) Bu kitabı kafa dağıtmak için, biraz mola vermek için, üzgünseniz kırılan kalbinizi sıcacık bir aile ile sarmak için okuyabilirsiniz. Pek maceracı bir roman değildi ama altını çizerim. Ya da ben cidden beklentimi inanılmaz göğe yükselttim, benimle alakalı bir sorun da olabilir ama hala Notanın Ervahı'nı almak için gün sayıyorum. Toplu bir alışveriş vakti yaklaşıyor... Sağlıcakla kalın!
Alıntı
Gündüz GünceleriSümeyye Demirkan · Ephesus Yayınları · 2025107 okunma
·
214 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.