Evet gelelim fasullenin faydalarına...
Açıkçası serimizin ikinci kitabını, birinci kitap olan A Match Made in London 'a nazaran daha çok sevdim (◠‿◠✿)
Öncelikle bu serinin Türkçe çevirisi yok ne yazık ki. Zaten seri normalde de e-kitap şeklinde yayınlanmış. Önce arka sayfasında yer alan özetinden bahsedelim sonra da kendi düşüncelerime geçeceğim;
Londra sosyetesi için Cameron MacNeill, bir eş bulma umudu olmayan, garip ve çekingen bir adamdır. Ancak bu İskoçya'nın dağlık bölgesinin şefi, ölümcül sırlar saklamaktadır ve dilenci gibi görünüşünü, fark edilmeden kalmak için kullanmaktadır. Kraliyet adına çalışmak için uzakta olduğu süre boyunca oğluna bir anne olması için, sadece kağıt üzerinde evlenmeyi kabul edecek bir eş bulmak için Bekar Kadınlar Okulu'nun yardımını ister.
Lady Ashleigh Pryor, babasının şiddet dolu evinden kaçmak için her şeyi yapmaya hazırdır, hatta neredeyse hiç tanımadığı bir adamla evlenmeye bile. Ancak Cameron'ın yıldırım gibi refleksleri, bol giysilerinin altında sakladığı güçlü kasları ve gizemli tavırları, onun bir dilenci değil, kimsenin bilmesini istemediği geçmişini saklayan bir adam olduğunu düşündürür.
Cameron'un gizli hayatının parçalarını ortaya çıkarmaya başladıkça, Ashleigh artık sadece kağıt üzerinde bir evlilik istememektedir, yatağında gerçek bir koca istemektedir.
Ancak Cameron kendine aşık olmaya izin veremez. Çünkü karısı onun kim olduğu hakkındaki gerçeği öğrenirse, sırları karısının hayatını tehlikeye atabilir.
°•°•°•°•°•°•°♡°•°•°•°•°•°•°•°
Yazarın dilini çok sevdim.
Ben kendisiyle ilk defa bu seri vasıtasıyla tanışıyorum. Dolandırmadan budaklandırmadan hisrom bağımlılarına o istediği romantizmi veriyor (♡‿♡)
Ashleigh ve Cameron ikilisine ise bayıldım. Kitap kısa olmasına rağmen (ki serideki üç kitap da kısa zaten) yazar enemies to lovers olayını bile kararınca güzel işlemiş. Çiftimizin arasındaki kimya, çekim, romantizm çok iyiydi. Hele sonradan duygusal olarak birbirlerine bağlanmaları, aşık olma süreçleri vs güzel işlenmişti. Bir de sonlara doğru yazar aksiyon katmış yeme de yanında yat.
Sanırım kitabın tek falsosu erkek karakterin büyük bir sır saklayarak, kadın karakteri köşeye sıkıştırması... Yani affedilemeyecek kadar büyük bir sır ama işte kızımız başta ık mık diyor mecbur kabulleniyor, napsın :D
Bir de bu Bekar Kızlar Okulu çok anlamsız olmuş. Bayan Harding ve Cedric Gregor karakterleri boştu bence. Birinci kitap neyse de ikinci ve üçüncü kitapta bu okula ve karakterlere gerek bile yokmuş aslında.
Son olarak yazarla ilgili tek sorunum bu kadar tatlı çiftlerin bir sayfacık bile olsa tatmin edici bir sonu hak etmelerini sağlayamaması. Yani yine mutlu sonla bitiyor ama mesela gelecekten bir kare sunabilirdi bize. Historicallarda bu olay çok hoşuma gidiyor çünkü. Ama işte bazı yazarlar, ucunu açık bırakıp o sonu okuyucuya bırakıyor ne yazık ki( ¬_¬)
Her neyse historical türünde çok büyük beklentileriniz olmadan okuyabileceğiniz çerezlik kısa bir seri olarak kesinlikle tavsiye ederim.
P.s. Kitapları bağımsız da okuyabilirsiniz bu arada.