Merhaba, öncelikle teşekkür ederim. Literatürde sınırlılığını henüz ele alan bir çalışma yok, yurt dışından okuduğum makalelerden anladığım kadarıyla yazdım, bazı yerlerde çeviri veya anlam hatası olduysa affola :). İkinci olarak da bilincin açıklanması için kol kola yürüyen birçok yaklaşım var fakat ben yok olmuş klasik yaklaşımların çoğu gibi modern zihin felsefesi geliştikçe nörofenomenolojinin de tarihe gömüleceği kanısındayım. Üçüncü olarak evet, sonuç olarak biyolojik varlıklarız. Ama biyolojik varlıklardan ziyade bir varlık olduğumuzu düşünüyorum. Çünkü eğer öyle olmasaydı şimdiye kadar zihin, bilinç, dil gibi kavramlara net olmasa bile tatmin edici bir açıklama getirebilirdik diye düşünüyorum. Bu elbette ki tartışılır. Yorumunuz için teşekkür ederim 🩵.