Gönderi

10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 06:05
Vural Savaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısıdır. Görev süresi boyunca: Laiklik,anayasa düzeni,,siyasi partilerin hukuki sorumluluğu konularında sert ve tavizsiz bir çizgi izlemiştir. Eser edebi eser degil. Bu kitap, hukuki bir rapor ile siyasi bir uyarı metni arasında konumlanır.Dolayisiyla kitap edebi bir eser degil hukuki–siyasi manifesto niteliğindedir. Vural Savaş, kitabında sadece bir partiyi değil: Siyasi iktidarın denetimsizliğini,yargının ve kurumların baskı altına alınmasını,kamuoyunun laiklik konusunda duyarsızlaşmasın da eleştirir. Ona göre sorun: Tek bir parti değil, anayasal reflekslerin zayıflamasıdır. Türkiye’de laiklik–demokrasi–hukuk devleti tartışmalarını anlamak için,parti kapatma hukukunun nasıl yorumlandığını görmek için,devlet–siyaset ilişkilerinin kırılma noktalarını incelemek için önemli ama tek başına yeterli olmayan bir kaynaktır. Kitap, okuyucuya şu soruyu sordurur: “Demokrasiyi mi, anayasal ilkeleri mi öncelemeliyiz; yoksa ikisi birlikte mi mümkündür?” 1970 lerden beri islam dininin siyasallastirilmasi calismalari neticesinde din istismari uzerine kurulu halkin dini duygularini kullanarak iktidara gelerek anayasadaki degistirilmeyecek ilkeleri degistirmeye calisanlar bunlari neden yaptilar? Turban siyasi bir simgemi yoksa dinsel acidan zorunluluk mu? Eger dinsel acidan zorunluluksa neden sadece evde ve sokakta kullanilmasi gerekirken neden türban kamusal alanda ( universitelerde, devlet dairelerinde, mecliste, ve ozel is yerlerinde) kullanilmaya basladi? gibi sorulara cevap bulmak isteyenler kitabi okumalidir. Arkadaslar laiklik dinsizlik laiklik genel anlamda dar kalıpdan bakacak olursak herkesin bildiği " din ve devlet islerinin birbirinin ayrilmasidir". Ancak kitapta laiklik din konusunda kisinin vicdani ozgurlugudur der. Devlet kisileri zorla belli kaliplara sokarak istedigi inanca ve ibadete zorlayamaz bu anayasanin maddelerinde acikca belirtiliyor ve bu da kitapta anayasanin ilgili maddeleri tek tek anlatilarak aciklaniyor. Turkiye Cumhuriyetinde islamin siyasallastirildigi ve siyasallastirmaya calisildigi siyasi partilerin kapatilmasi antidemokratik olarak goruluyor ancak Turkiye Cumhuriyetinin anayasal duzenindeki laiklik ilkesini kaldirarak yerine serri kurallara dayali seriat devleti yerine getirilmek istendigi zaman yazarin dedigi " militan demokrasi" devreye giriyor ve bu "militan demokrasi" kavrami demokrasiyi ve hukukun ustunlugunu, cagdaslasmayi ve anayasayi korumayi amacliyor. Militan derken terör yanlısı değil militan demokrasi, demokrasi ve anayasayı, hukuk devletini, temel özgürlükleri yoketmeyi amaçlayan kişi ve partilere karşı önleyici ve sınırlayıcı tedbirler alabileceğini savunan demokrasi anlayışıdır. Militan demokrasi kavramı kendi düşmanlarına sınırsız özgürlük tanımaz ve hareket alanını daraltır böylece onu etkisizleştirir . Ancak anayasayi degistirmek yoluyla laikligi kaldirmak icin kurulan partiyi kapatmak sorunu ortadan kaldirmiyor tabiki sorun tamamen kaldirilmiyor cunku biri kapatiliyor sonra baska bir adla ayni ideolojide diger baska bir parti daha kuruluyor. Turkiye siyasi tarihini ve partileri iyi bilenler demek istegimi zaten anladi zaten. Çözüm temeli gerçekten tamamen laiklik üzerine kurulu bilimsel bir inanç anlayışı . Temennim siyasi cikarlari ugruna politikicalarin emellerini yerine getirmek icin "din ve iman" huviyetini kullanmasin gelecekte, cunku din "Allah ile kul arasinda kalmasi gereken bireysel bir olgu olmalidir".
Laiklik ve Din
AKP Çoktan KapatılmalıydıVural Savaş · Bilgi Yayınevi · 200833 okunma
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.