Yaklaşık bir yıl önce maddi ve manevi olarak çok ağır bir dönemden geçtim. Her şeyin üst üste geldiği bir dönem. O günlerde sadece sabretmedim, çok dua ettim. Teheccüde kalktım sürekli çünkü bu dünya hengamesinde gideceğim en güvenli yer Rabbimin kucağıydı. Onunla baş başa kaldığım en güzel vakit gece buluşmamdı... Kimi zaman hıçkıra hıçkıra ağlayarak, kimi zaman ellerimi açıp öylece isteyerek, kimi zaman da sadece hâlimi Allah’a arz ederek. Bugün dönüp baktığımda şunu net olarak görüyorum ki o sıkıntılar beni inşa etti. Neticesi gerçekten çok güzel oldu. Rabbim dualarıma tek tek cevap verdi. Kimi istediğim şeyi verdi, kimi hayırlı olmadığı için vermedi, vermediğini de ondan daha iyisini verdiğin de zaman geçtikçe anladım. Ama hepsinin cevapsız kalmadığını gördüm. En önemlisi, gerçekten teslim olmayı öğrendim. Verdiğine de vermediğine de şükretmeyi öğrendim. Çünkü bazı dualar hemen kabul olur, bazıları insanı olgunlaştırarak kabul olur. Şunu da gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Allah kulunu duada bırakmaz. Cevabı geciktirir ama merhametini geciktirmez. Ümidinizi asla kesmeyin. Belki şu an göremiyorsunuz ama Rabbimiz her hâlimizi biliyor, her duamızı işitiyor ve sizin için en hayırlı olan neticeyi hazırlıyor..
Ne demişti Hz. İbrahim:
“Ben Âlemlerin Rabbine teslim oldum.”
Bakara - 131