'Anne' 2 yaşında oğlunu, kocasının pek de bir desteği olmadan büyütmeye çalışan bir kadın. Bir gün aniden 'köpekleşmeye' başladığını hissediyor. Hem fiziksel hem de ruhen... Böylelikle 'anne" ve 'gece kancığını' okuyoruz.
Kitap boyunca köpekleşmenin bir metafor mu yoksa gerçeklik mi olduğu hakkında fikirlerimiz sürekli değişiyor. İlginç bir romandı. Hatta okuduğum en tuhaf roman. Zaman zaman okurken içimde bir rahatsızlık hissettim (bence hissedilmesi de lazımdı zaten)
İlk 100 sayfa nispeten daha akıcı olsa da okuması kolay bir kitap değil. Zaman zaman duraksatıyor, yavaşlatıyor. Feminist de temelli bir kitap ki bu hoşuma gitti. Sadece tam adlandıramadığım bir şeyler eksik gibi...
Uzun desem uzun değil. Kısa desem kısa değil ama bir şeyler eksik veya fazla. Bu yüzden her elime aldığımda maksimum 40 sayfa okuyabildim. Yazarın anlatmak istediği şeyleri anlatma tarzı hoşuma gitti. Anneliğin vahşi yanını, içgüdüleri güzel yansıttığını düşünüyorum
Sadece işte zaman zaman da sıkan ya da anlamlandıramadığım ve tekrara düşen yerler var gibiydi. Kitap hakkında ne düşüneceğimi de bulamadım aslında. Kötü desem değil çok iyi desem değil. Farklı diye adlandırabilirim sanırım.
Bir şans verebilirsiniz. Muhtemelen okuduğunuz diğer kitaplardan ayrılan bir kitap olacak. Kitabı okuyan birileri de varsa konuşmak isterim.