Kitap Batı merkezli sosyoloji anlayışını Doğu birikimiyle nasıl sorgulanması gerektiğini anlatıyor .Cemil Meriç e göre sosyoloji sadece bir bilim dalından ibaret değil tam anlamıyla insanı ve toplumu anlama sanatı .Okurken düşünmeye muhakeme etmeye davet ediyor insanı .Batılılaşmayı batıdan gördüğümüz gibi değil de kendi değerlerlerimiz üzerinden bir süzgeçten geçirerek değerlendirmeliyiz aksi takdirde kendi kültürüne yabancı bir toplum olur çıkarız .Bunu kitapta şu cümleyle açıklıyor yazarımız " İdeolojiler uçurumları aydınlatmak için yakılan meşalelerdir ama bazen gözlerimizi kör eden birer fener haline gelirler ."
" İdeolojiler birer deli gömleğidir " sözü aslında Meriç in sosyolojiyi tam olarak tanımlama biçimidir .Neden mi ?Çünkü ideolojiler insana kendi düşüncelerini değil mensubu olduğu ideolojinin ona biçtiği rolle ve o kalıpla bakmasına sebep olur ve böyle olursa da yeni düşünceler yeni fikirler toplum için hayal ürünü olmaktan ileri gidemez . O zaman ne yapmalı peki ?İdeolojilerin hepsini tanıyıp ,araştırıp ,öğrenip hiçbirinin kölesi olmamalı .Bütün kütüphaneleri okuyup kendine has Fildişikulesinde kendi fikrini üretmeli Türk aydını .Bu düşüncesini şuna benzetiyorum aslında hepimizin sevdiği yazarlar vardır öncelik tanıdıklarımız ama bu demek değildir ki yazarların her söylediğini her yaptığını onaylıyoruz .Hayır biz bize faydası olan bizi geliştiren kısmını alıp geriye kalan kısmının da bilincinde olarak kapatıyoruz kitapların kapağını.Cemil Meriç sevdiğim hayranı olduğum bir yazar hatta belki kendi içimde oldukça yüceltmişliğim olmuştur kendisini önce tüm sosyoloji ve deneme kitaplarını okudum en son Jurnal'leri okudum ve oradaki mektuplarda şöyle diyor "istiyorum ki bütün yazdıklarımı yazacaklarımı sen oku...para için yazmam gerek ":))bu cümlelerden sonra o kadar da abartmamak gerekmiş demiştim içimden küçük bir hayal kırıklığıydı benim için onun da etten kemikten bir insan olduğunu unutmuştum demek ki . Yine de kendisini çok seviyorum mekanı cennet olsun vesselam