BARIŞ-ALİ ÖKÇE-232 sayfa,
Değerli yazarımız Ali Gökçe beyin adıma imzalı olarak gönderdiği ikinci kitabı Barış …Yaşamındaki anılarını ve öykülerini 88 kısa yazıyla aktardığı kitabını büyük bir zevkle okudum.Tüm öyküler hem gülümsetiyor hem düşündürüyor, hem de yeri geliyor üzülüp duygusallaştırıyor. Hepsinde çok güzel mizahi bir dil kullanmış değerli yazarımız.Askerlikten sonra özel bir bankada on yıla yakın servis şefi olarak çalışıp ,daha sonra yabancı şirketlerin Türkiye ofislerinde on üç yıl kadar muhasebe ve finans müdürü olarak çalışmaya devam eden yazarımızın İş Dergisi’nde ekonomi üzerine yazıları yayınlanmıştır.
Kitap bizi ,yazarımızın küçükken başından geçen çok güzel bir anı ile karşılıyor.Sekiz yaşında, İskenderun’dan İstanbul’a taşındıklarında ,somuna ekmek dendiğini, ilk İstanbul’da öğreniyor,bayağı maceralı bir şekilde
Yaşamlarının bir parçası olan ve oğulları gibi gördükleri kedileri Ponpon’un beş altı yaşlarında başlayan hastalığı ve yaklaşık 1.5 yıl süren tedavisini bir insanın hastalığı gibi görüp en ince ayrıntısına ve kullandığı her ilacı tek tek,gün gün yazması ve sonunda maalesef kaybetmeleri sonucu kedilerinin bakımını yapan veteriner hekimi bile etkilemiş ve bu hikaye bir veteriner dergisinde yayımlanmıştır.Umarım Ponpon gittiği yerde huzur bulmuştur .
Yazarımızın hayvanlar ile özellikle kediler ile ilgili çok anısı var ve çok muhteşem bir hayvan dostu olduğunu okuduğumuz değerli Ali bey bize kedilere sahip olamayacağımızı ,onların bize sahip olduğunu,onlar severse bizim de seveceğimizi bir kez daha gösterdi.Yani sizin bir kediyi sevmeniz için önce onun sizi sevmesi gerekiyor.Yazlıktaki sokak kedim kömür ,ben hiç istemediğim halde zorla bana “sen benim sahibimsin,ben seni seçtim,benden kurtulamazsın”demesi gibi oldu.Zorla da olsa bize kendini sevdiren hayvan dostlarımızın olması ne kadar güzel bir duygu anlatamam size…
Bir Karadenizli olarak ve eşimden dolayı da yarı Giresun-Samsunlu olarak Görele hikayesindeki fındık hediyesi beni çok güldürdü.İçimden, kimin malını kime hediye ediyorsunuz acaba dedim…
Bir bankacı olarak meslektaşım da olan yazarımızın “Bahşiş”isimli öyküsünü okuduğumda ona benzer bir olayın benim de başıma ,çiçeği burnunda bir memurken gelmesini gülümseyerek okudum.
Kardeş Ayrımı anısını okurken içim burkuldu,aynıymışız Ali bey ile dedim kendi kendime evin küçüğü olarak…
Doğum günü kutlaması ile ilgili anısında;ah dedim ,keşke aynı zamanda çalışsaydık;ben asla doğum günlerini unutmam ve çok önem veririm.Bankada her arkadaşımızın doğum gününü kutlar,bir de o dönemde ,şubece çeyrek altın alırdık hediye olarak,şimdi mümkün mü almak ,çeyrek on bin lirayı geçmiş ama yine de bir pasta ile mutlaka kutlanmalı doğum günleri
Toplumsal olayları,insani davranışları,dostluk ve aile ilişkilerini, iş ve askerlik arkadaşlıkları,mahalle kültürü ve daha pek çok konuda anılarını anlatan değerli yazarımız ,kitabının adını da verdiği ve ilk sayfası ile son sayfasını büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün ,zaruri durum olmadığı sürece savaşı cinayet olarak görüp “Yurtta Barış,Dünyada Barış” sözleri ile bitiriyor.Yazarımız gibi hepimizin temennisi BARIŞ….