Kısa bir kitap olduğuna bakmayın; günlerce okunması gereken, üzerine düşünülmesi şart olan, bir kez okunmayla sınırlı kalmayacak bir eser: Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine
Mutlu yaşam ve yaşamın kısalığı üzerine asırlar üzerine yazılmış inanılması zor bir eser. Hayatta mutlu olmak için nelere dikkat etmemiz gerektiği, günümüzde sıkça dile getirilen “kaliteli vakit geçirmenin” ne olduğunu Seneca zaten bizlere anlatmış ve noktayı koymuş. Fakat Seneca sadece mutlu yaşam üzerine nokta atışlar yapmakla kalmamış, çoğu alanda temel prensip olması gereken düşünceyi özetlemiş. Çoğu kurumda duvara asılması gereken cümleleri yazmış, insanlara miras olarak bırakmış. Bu mirası insanlar ne kadar kullanabilmiş, yorum yok.
“İnsanın olduğu yerde iyiliğe de yer vardır.” Aslında her şeyin çözümünün çok basit olduğunu vurgulayan, işin püf noktasını birkaç kelimelik bir cümleye indirgeyen özlü bir söz. İyilik varsa, her şey çözülür.
“Herkes günün yorgunluğuyla yaşamında acele eder ve gelecek arzusuyla çabalar durur. Buna karşılık zamanını kendisi için kullanan insan her gününü son günü gibi düzenler yarını arzulamaz ve yarından da korkmaz.” Sayfalarca kişisel gelişim kitabı okumaya, saatlerce yaşam koçlarını dinlemene gerek yok, al bu cümleyi, döndür döndür oku.
“Hazları uğraşa dönüştürenlerin boş vakti yoktur” Al bu cümleyi, okulların hepsine as. Eğitim öğretim zihniyetini özetleyen mükemmel bir cümle. Okullarda binlerce öğrenciyi dört duvara hapsedip kalıplaşmış bilgileri anlatmak yerine her çocuğun ilgi alanını, yeteneğini keşfedip ve kendisinin de keşfetmesini sağlayıp o alanda uzmanlaştıracak bir eğitim sistem kurulmalı. Bu fikir benim keşfim değil, binlerce yıl önce ortaya konulmuş. Biz ise edebiyatı iyi olan birine matematik yüklemeye çalışıyoruz. Sporda iyi olan bir öğrenciye sporu bıraktırıp önüne ders kitaplarını koyuyoruz.
Kitaptaki birçok alıntı üzerine saatlerce konuşulabilecek nitelikte, kitabı tekrar okuduğumda, ya da cümleler tekrar aklıma geldiğinde bu incelemeyi de daha da uzatabilirim sanırım.