Anestezi
Puan vermedi·80 syf.··
2026 8. kitabı
Öncelikle şunu söylemek isterim, burada yaptığım paylaşımların tamamı okuduğum kitaplarla ilgili olarak kendime aldığım notlar mahiyetindedir. Özellikle roman, öykü türü olmayan bilgi içeren kitaplarda çok fazla alıntı içermektedir. Hatta kitabın kısa bir özeti de diyebiliriz. Gelelim kitabımıza. Palyatif Toplum - Günümüzde Acı; Palyatif bakım, ciddi ve kronik hastalıklar yaşayan kişilerde semptom giderimi ve rahatlık sağlayan özel bir bakım biçimidir. Günümüz toplumunda da acıya neden olan yapısal hiçbir soruna el atmadan sadece acının dindirilmesi amaçlanır. Kitabımızda acının neoliberal süreçte geçirdiği değişimi aşağıda belirttiğim noktalar üzerinden ele almaktadır. Palyatif toplum da bu bağlamda algofobi(acı korkusu) üzerinden konumlanıyor. Genel bir acı korkusu hakim. Acı toleransı da giderek düşüyor. Algofobi sürekli anesteziye yol açıyor. Toplumsal alanda acı verecek tartışmalardan dahi kaçınılır, siyasal alanda uyum ve uyuşma baskısı artar, alarnatifsizlik, muğlak orta yol siyasi bir ağrı kesici rolü görür. Psikolojide negatif psikolojinin yerini pozitif psikoloji alır, olumsuz düşüncelerden uzak durulur. Palyatif toplum bir beğendim toplumudur. ‘Like’ günümüzün imi hatta ağrı kesicisidir. Sanat da ‘beğendim’ korsesinin içine tıkılmaktadır. Halbu ki sanat yabancılaştırmalı, rahatsız, huzursuz etmeli hatta acı vermelidir. Tamamen farklı olanın olumsuzluğudur, sanatın hakim düzene karşı bir anlatı oluşturmasını sağlayan. Beğenilirlik ise aynı olanı sürdürür. Şiddet toplumundan disiplin toplumuna geçildiğinde artık doğrudan fiziksel cezalandırma yoktur, cezai baskının ana hedefi beden olmaktan çıkmıştır. Disiplin toplumu üretim aracı olarak öğrenmeye yatkın bedenler imal eder. Neolibaral performans toplumunda emir yasak ya da cezalandırma yerine motivasyon, kendini gerçekleştirme gibi olumluluklara yer verilir. Hiçbir dış baskı olmaksızın kendini gerçekleştirmekte olduğuna inanan insan kendi isteğiyle sömrülür. Özgürlük baskılanmaz sömürülür. Mutluluk kişiseldir, tekildir. Eziyet de kişinin başarısızlığı sonucu sayılır. Böylece devrimin yerini depresyon alır. Kendi ruhumuzu tedavi etmeye çalışırken sosyal çarpıklıklara yol açan toplumsal sorunları gözden kaçırırız. Palyatif tolumda acının toplumsal boyutu baskılanarak acı bireyselleştirilir. Pandemi ile ölüm görünür kılınır ve tek başına hayatta kalma mücadelesi vermeniz istenir. Hayatta kalma telaşı iyi hayat yaşama ve zevk gibi kavramları sağlığa kurban eder. Pandemi ile temel hakların tamamıyla kısıtlanmasına da kimse bir şey demez. Pandemi döneminin neoliberal çalışma kampının adı ‘home office’ dir. Bu sistemde ölmeyecek kadar canlı yaşamayacak kadar ölüyüz. Bu süreçte acı sadece tıbbın alanına giren bedensel bir azaptır. Bedensel değil ruhsal olan bilinçli olarak ihmal edilmektedir. Can sıkıntısı acının zaman içerisinde çözülmesinden başka bir şey değildir. Acıya düşman palyatif tolumda sesi kesilmiş kıyıya köşeye atılmış acılar artmaktadır. Bu kıyıya köşeye atılan acılar ve performans öznesi olmak için çırpınan birey kendisiyle savaş halindedir ve bu iç baskılar onu depresyona sokar. Devamında kronik ağrılara yol açar. Kendini yaralama, ‘çizik atma’ küresel bir epidemi halini almaktadır. Kronik ağrılar ve çizikler belki de bedenin ilgi isteyen sessiz çığlıkları, temasın seyrek hale gelmesi, ötekinin iyileştirici elinin eksikliği. Kopuşlar acı veriyorsa bağlar hakiki demektir. Palyatif toplum hakikati olmayan toplumdur. Acı ancak gerçek bir aidiyetin tehdit altında olduğu durumda belirir. Acı olmaksızın ne sevmiş ne de yaşamışızdır. Acısız dünya aynının cehennemidir. Ayırt edici olan acıdır. Acı ortadan kalktığında yerini dolduracak yapay acılar ararız. Macera sporları ve riskli davranışlar kendi varlığından emin olma çabalarıdır. Anestezi altındaki toplumlara canlılık verebilmek için giderek daha güçlü uyaranlar vermek gerekir. Bu da aşırılıklara yol açar. İnsanlar kendini deneyimleyebilmek için kimyasallara, şiddete ve teröre başvurur. Acının varlığı tini canlı tutar. Palyatif toplumda her şeyi dener ancak bir deneyim elde edemeyiz, her şeyi fark eder ama bilgiye ulaşamayız. Yapay zeka derin öğrenme yetisine sahiptir ancak deneyim yetisine sahip değildir. Palyatif toplumda empati yok olur. Öteki nesne olarak şeyleşir. Sürekli mutluluk içindeki acısız hayat artık insan hayatı olmayacaktır. İnsan hayatta kalmak uğruna kendini ortadan kaldırıyor. Muhtemelen ölümsüzlüğe de erişecektir ama hayatı pahasına.
1000Kitap
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,368 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.