Bir hikâyenin nasıl başladığı değil, nasıl bittiği önemlidir derler ya… İşte bu kitap, o cümlenin altını sonuna kadar dolduruyor. Sayfalar ilerledikçe, özellikle sona yaklaştığınızda, yaşananlar öyle bir hızla ve şaşkınlıkla üzerinize geliyor ki kitabı elinizden bırakmanız neredeyse imkânsız hâle geliyor. Kalbiniz hızlanıyor, yüreğiniz ağzınızda okuyorsunuz.
Kalemini sevdiğim bir yazar olsa da, itiraf etmeliyim ki kitabın başlarında aynı etkiyi yakalayamadım. Bazı diyaloglar anlatının ritmini zaman zaman düşürdü, yer yer tekrara düşüldüğünü gördüğüm anlar da oldu. Ancak okudukça her şey yavaş yavaş yerli yerine oturdu. Ve final… Tüm bu küçük pürüzleri unutturan, okurun zihninde uzun süre kalacak bir sondu. Bu nedenle, başlardaki olumsuz izlenimlerime rağmen kitaba 10 puan verdim.
Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitap olmamıştı. Bitirdiğimde kitabı kapatıp bir süre öylece kaldım. Sanırım bu etki kolay kolay da geçmeyecek. Özetle bazı kitaplar bittiği yerde kalmaz; bu da onlardan biri oldu benim için.