8/10
·256 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 11:02
Hakkari’de Bir Mevsim bana insanın içinin üşümesini hatırlattı. Sadece soğuk bir coğrafya değil bu; insanın kendine, hayata ve başkalarına yabancılaştığı bir soğukluk. Kitabı okurken sanki sayfaların arasından rüzgâr esiyormuş gibi hissederim. Sessiz, sert ve durdurulamaz. Öğretmen karakterini güçlü ya da bilge biri olarak hiç göremedim. Aksine, çok kırılgan. Oraya bir umutla geliyor ama umut, kar gibi yavaş yavaş ağırlaşıyor. Kimseye tam ulaşamıyor, kimse de ona. En acı tarafı da bu bence: İyi niyetin bile bazen hiçbir kapıyı açamaması. Elinden geleni yapıyorsun ama dünya sana cevap vermiyor. Çocuklarla kurmaya çalıştığı bağlar beni hep yaralar. Çünkü orada bir sevgi var ama kelimesiz. Bakışlarla, susarak, bekleyerek… Ve insan anlıyor ki bazı sevgiler hiç konuşulmadan yaşanıyor, ama bu onları daha az acıtmıyor. Hatta belki daha çok. Roman boyunca hissedilen yalnızlık çok tanıdık. Kalabalık içinde değil, tam tersine, insanın kendisiyle baş başa kaldığı bir yalnızlık. Dağlar konuşmuyor, yollar bitmiyor, zaman ilerlemiyor. Öğretmen orada sadece coğrafyaya değil, kendi iç boşluğuna da çarpıyor. Beni en çok etkileyen şey ise şu: Kitapta kimse gerçekten şikâyet etmiyor. Acı var ama feryat yok. Herkes kaderine sessizce katlanıyor. Bu sessizlik çok ağır. Okurken insanın boğazında bir düğüm oluşuyor ama gözyaşı gelmiyor; çünkü oradaki insanlar ağlamayı bile tasarruflu kullanıyor gibi. Kitabı bitirdiğimde şu duygu kaldı içimde:Bazı yerlerde insan yaşamaz, sadece dayanır. Ve bazı mevsimler vardır, biter ama insanın içinden hiç çıkmaz.
1000Kitap
Hakkari’de Bir MevsimFerit Edgü · Everest Yayınları · 202313,9bin okunma
·
608 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.