Tolstoy bu kısa eserinde aşkın ilk heyecanı ile evlilikten sonraki dinginliğin çatışmasını sade bir dille anlatmış. Genç bir kızın gözünden, evlilik ile ilgili hayal edilen şeyler ve evliliğin gerçekleri arasındaki farkı görüyoruz. Başta tutkulu ve idealize edilen bir aşk, zamanla yerini alışkanlıklara, mesafeye ve sessizliğe bırakıyor.
Tolstoy’un beni en çok etkileyen yanı duyguları hiçbir zaman abartmadan ama okurun kalbine dokunarak anlatması. Bu kitapta da aynı şeyi yapmış. Ne aşkı kutsallaştırıyor, ne de evliliği yeriyor. Sadece çok gerçek bir dönüşüm süreci anlatıyor.Karakterlerin iç sesleri, özellikle anlatıcının gelgitleri o kadar tanıdık ki, insan kendini sorgularken buluyor. Sevmenin büyüsüyle, birlikte yaşamanın gerçeği arasındaki farkı görmek için okunması gereken bir kitap.
Kısa ama derin bir eser. Bitince insanın içinde ince bir sızı kalıyor.
"Mutluluk nedir?" sorusuna cevap arayan herkese öneririm.