Selamlar
Haftanın başında size nefis bir roman ile geldim.
Bu romanda hem polisiye var hem bir dönem romanı hem kültürel bir doku, hem bambaşka bir şehir var ki Safranbolu benim en merak ettiğim çok gitmek istediğim yerlerden bir tanesiydi ve son olarak alt metinde aslında önyargıların nelere yol açabileceğini gösteren mükemmel bir konu var
Hemen başlayalım..
Öncelikle 25 sene kadar öncesine gidiyoruz yerel seçimlerin yapıldığı gece evlenen genç bir çift; gelin olan Meryem gece yarısından sonra karakola koşturmakta ve "Ben kocamı öldürdüm, sonra da arka bahçeye gömdüm" demekteydi!
Peşinden ise annesi Mübeccel Hanım yanında çalışanları ile birlikte karakola gelirler..
Mübeccel hanım da başından yaralanmıştı ve damadının kendisine vurduğunu iddia etmekte, kızının da tedavi gördüğünü yalnız ilaçlarını aksattığı için ne dediğini bilmediğini öne sürmektedir..
Meryem'in ısrarları sonucu konağın bahçesini kazmak zorunda kalır polisler ve o gece Mermer Konakta cesete dair herhangi bir ibare bulamayıp olayın üstünü kapatırlar..
Ve günümüze geldiğimizde hemen hemen 3 yılı dolmak üzere olan savcı Yağmur Dereli o bölgede görev yapmaktaydı..
Her yıl düzenlenen Uluslararası Festivalin son gecesinde şarkı söylemek için İstanbul'dan gelen ünlü bir şarkıcının festival alanında cesedinin bulunmasıyla olaylar bir anda karışmaya başlar..
Ve bizler de polislerle birlikte bütün bu olaya karışmış görgü tanıklarını, şarkıcının konaklayacağı olan Mermer Konak sakinlerini tek tek dinlemeye başlarız..
Herkesin anlatacağı o kadar hikayesi vardır ki Meryem'in geçmişi, Mübeccel hanımın geçmişi ve daha nicelerini 25 yıl önce kayıp olan Meryem'in kocası Yusuf'u, Yusuf'la beraber kayıp arkadaşı Kerem'e kadar bütün bu olanlara en başta kulak veririz..
Tam da bu esnada sıkılacağımı hissediyordum ki olaylar öyle bir bağlandı ki savcı Yağmur kahvehane sahibi Dimitri, eşi Eleni, Mübeccel Hanım, Mübeccel Hanım'ın diğer çocukları yıllardır orayı adım atmamış olan oğlu Necmi hatta kızı Necmiye ve daha nicelerine kadar uzanan hikayelerin aslında birbirlerine ne kadar bağlantılı olduğunu ve ters köşe finali ile beni sol yanımdan vurdu
Bir lanet var ki dilden dile dolaşan...Ahh Mübeccel ah!