·53 syf.····Okunma: 11 Ocak 2026 21:12 Kafkaokur’un ilk sayısını bitirdim.
Bu sayı benim için sadece bir dergi değildi; her ay kitapların yanına bir dergi ekleme hedefimin ilk ayıydı. 2026 ile birlikte bu hedefi daha bilinçli bir hâle getirdim ve Kafkaokur Sayı 01 bu yolculuğun başlangıcı oldu.
Dergi merkezine Franz Kafka’yı alıyor ama bunu tek yönlü yapmıyor. Kafka’nın yaşamına, düşüncelerine ve edebiyat dünyasındaki yerine dair yazıların yanında, Kafka’nın kendi metinlerine de yer verilmiş. Gözlem, Yolcu ve Akbaba gibi kısa metinler, derginin sadece “Kafka’yı anlatan” değil, Kafka’yı okutan bir yapıda olduğunu gösteriyor.
İçerik bununla sınırlı değil.
Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda’sı üzerine bir kitap incelemesi, Sylvia Plath ve Cemal Süreya’ya ayrılmış yazılar, Sartre, Camus ve Wilde üzerinden varoluşçuluk temalı değerlendirmeler dergiyi edebiyat açısından oldukça geniş bir alana yayıyor.
Deneme, anlatı, şiir ve kısa öykü çeşitliliği derginin en güçlü yanlarından biri. Üstelik bu metinlerin önemli bir kısmı çok bilinen isimlerden değil; daha az tanınan, farklı seslerden geliyor. Bu da dergiyi daha samimi ve keşfe açık kılıyor. Her metin aynı etkiyi bırakmasa da, okur olarak “yeni bir kalemle tanıştım” dediğim anlar oldu.
Bu yüzden puanım 8/10.
Kafkaokur Sayı 01, ilk sayı olmasına rağmen dolu bir içerik sunuyor ve devam sayıları için merak uyandırıyor. 2026 ile birlikte koyduğum aylık dergi hedefi için de güzel ve motive edici bir başlangıç oldu.