Binbir Gece Masalları'nın 3. Cildinin kısa özeti
7/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 16:13
Binbir Gece Masalları'nın 3 cildi olan bu kitapta beşinci ve altıncı kitaplar yer alıyor. 5. Kitap Kamer'ün Zaman ve Bedrü'l Büdur hikayesi ile başlıyor. Şah Şehriman'ın Kamer'ün Zaman adlı bir oğlu var ama bu oğlu kadınlardan nefret eder babası ne kadar ısrar etse de evlenmez bunun üzerine babası onu bir kuleye kapatır. Aynı zamanda Başka bir ülkede de Başka bir kralın Bedrü'l Büdur adlı bir kızı vardır. Bu kız da aynı şekilde erkeklerden nefret eder. Meymune adlı bir cin sayesinde bu ikisi birbirini görür ve birbirlerine aşık olurlar ve bir şekilde evlenirler. Ama evlendikten bir yıl sonra Kamer'ün Zaman babasını görmek ister ve karısıyla beraber yola çıkar yolda karısı uyurken karısının sahip olduğu bir zümrüt görür. Bu zümrüdü incelerken bir kuş gelip elinden kapar ve kaçar. Kamer'ün Zaman kuşun peşinden Başka bir ülkeye kadar gider orada yaşlı bir bahçıvanın yanında yaşamaya başlar. Karısı Bedrü'l Büdur da yola devam eder bir ülkeye gelince kendisi kocasının elbiselerini giyerek o ülkenin kralıyla görüşürüz. Kral erkek kılığındaki kadının güzelliğinden çok etkilenip onu kızıyla evlendirir ve ülkeyi ona teslim eder. Bedrü'l Büdur böylece bu ülkeyi yönetir. Kamer'ün Zaman da yaşlı bahçıvanın bahçesinde çalışırken 20 küp altın bulur be bir şekilde karısının olduğu ülkeye bir gemiyle gelir . Karısı onu önce veziri yapar sonra ona başından geçenleri anlatır ve o ülkenin eski kralına da gerçekleri anlatır. Kral kızını Kamer'ün Zaman'a ikinci eş olarak verir . Ve ülkeyi de ona teslim eder. 236. Geceye kadar Şehrazat bunları anlatır. 237. Gece olunca Nimet ve Na'ma'nın öyküsünü anlatır. Nimetin babası Nimet küçükken onun yaşında bir esire alır ve uygun yaşa gelince onu oğluyla evlendirir ama kız çok güzel olduğundan o şehrin valisi kızı kaçırıp halifeye hediye etmek üzere Şam'a gönderir. Bu yüzden Nimet yataklara düşer . Sonra bir falcı kızın yerini Nimetin söyler ve beraber oraya giderler. 250. Gece olunca Alaaddin Ebu Şamat'ın Öyküsünü anlatır. Şemsettin adlı bir kahya (o bölgedeki tüm tacirlerin başı) 40 yıldır evli olmasına rağmen çocuğu olmaz. Samsam adlı bir ayyaş ona bir ilaç vererek çocuk sahibi olmasını sağlar . Çocuk doğunca üzerinde iki ben varmış bu yüzden çocuğun adını Alaaddin Ebu Şamat ( Benli Alaaddin demek) koyar . Alaaddin o kadar guzel bir çocukmuş ki nazar değmesin diye babası onu 14 yaşına kadar gözlerden ırak mahşerde büyütür. On dört yaşına gelince oğlunu dışarı çıkarır ve oğlunun doğumu için şenlik düzenler. Bu şenlikte İki yanlı Mahmut diye biri oğlanlardan hoşlandığı için Ebu Şamat'ı kandırıp yolculuğa çıkarlar. Yolda haramilerin saldırılarına uğrarlar. Sefil bir halde bir camiye sığınan Ebu Şamat iki insanin yanina gelip ondan hülleci (karısına üç kere boş ol diyen biri karısından boşanmış sayılır ve karısı en az bir gün başka biri ile evli kalması gerekir sonra ondan boşanıp eski kocasi ile evlenebilir) olmasını isterler. Ebu Şamat kabul eder . Ama ertesi gün boyanması gerekiyorken boşanmaz. Tam karısı ile mutlu olmuşken bir gemici Ebu Şamat'ı kaçırır. Gemici Ebu Şamat'ı bir Hristiyan ülkesine götürür. Kralın kızı büyüde usta olduğu için bilerek Ebu Şamat'ı kaçırır. Ona kendisiyle evlenirse çok mükemmel şeyler vaad eder ve Ebu Şamat ile evlenir. Ve hemen Uçan bir halı ile Ebu Şamat'ın memleketine giderler ve mutlu yaşarlar. Ondan sonra Canayakın'ın öyküsünü anlatır.: Bilgili Canayakın Öyküsü Ebu'l Hasan adlı zengin biri çok savurganlık yaptığı için elinde Canayakın adlı bir esireden başka bir şeyi kalmamıştı. Kara kara düşünürken esire kendisine efendim, beni halifeye satarsan bu sefaletten kurtulursun. Bunun üzerine Ebu'l Hasan kızı halifeye götürmüş ve kızın her konuda bilgi sahibi olduğunu anlatmış. Hal böyleyken halife en iyi alimlerini çağırıp kızı imtihana sokmuş ama görmüş ki kız hepsinden daha bilgili . Bunun üzerine kızı satın almamış ancak değerinin çok üstündeki bir parayı Ebu'l Hasan'a vermiş ve onu iyi bir göreve getirmiş. 290. Gece olunca Şehrazat Gemici Simbad'ın öykülerini anlatır. Adı Sinbad olan bir hamal güzel bir evin önüne gelince bir şiir okur . Ev sahibi o şiiri duyup çok beğenir. Ve kendisinin de adının Sinbad olduğunu ve gemici olduğunu söyler ve başından gecen 7 geziyi anlatır. 1. Gezide gemici Simbad bir gemi ile yolculuğa çıkar biraz gittikten sonra bir adaya çıkarlar orada ateş yakıp dinlenirken birden adanın sağlandığını farkederler. Meğersem orası bir balinanın sırtıymış. Balina üstüne çıkanlardan rahatsız olup uykusundan uyandığı için hareket etmiş herkes kaçmış ama Gemici Simbad geride kalmış bir oduna tutunarak bilmediği bir ülkeye kadar gitmiş orada ülkenin Şahı Mihrican şahla tanışıp dost olmuş ve çok önemli görevlere getirilmiş bir gün gemisi oraya gelince ülkesine geri dönmüş. 2. Gezide Sinbad yine gemiyle bir adaya gidiyor. Orada kısa bir süre uyuyunca geminin onu unuttuğunu görüp umutsuzluğa kapılıyor. Sonra adayı incelerken büyük bir yumurta görüyor. Bu yumurta dev bir kuşun yumurtasıymış. Zaten kısa bir süre sonra dev gibi bir kuş gelmiş ve yumurtanın üstüne yatmış Sinbad kendimi bu kuşun ayağına başlarsam beni bu adadan başka bir yere götürür diye düşünüp kendini kuşun ayağına bağlar kuş sabah uçarak Sinbad'ı başka bir adaya götürür. Sinbad bu adada dev yılanlar ve pekçok elmas görür. Her yerini elmasla doldurduktan sonra çok para kazanarak eve döner. 3. Gezide Gemici Sinbad yine pekçok mal alarak bir gemiye biniyor ama gemileri Maymun Adası diye bilinen bir adaya sürükleniyor. Orada maymunların saldırısına uğruyorlar maymunlar gemiyi ellerinden alarak kaçıyorlar. Gemici Sinbad ve arkadaşları adada mahsur kalıyorlar, adayı dolaşırken kocaman bir saray görüyorlar oraya girdiklerinde her şeyin çok büyük olduğunu farkediyorlar. Biraz sonra bir dev geliyor ve içlerinden en şişman olanı şişe geçirip ateşte kızartarak yiyor. Ertesi gün de bir başkasını yiyor. Sinbad ve arkadaşları bir şişi kızartarak gözünü kör ediyorlar ve daha önce yaptıkları bir salla kaçıyorlar ama dev onlara taşlar atıyor sadece Sinbad ve iki arkadaşı kurtuluyor . Sandalla baska bir adaya gidiyorlar bu adada dev yılanlar Sinbad'ın arkadaşlarını yer Sinbad gelen bir gemiye biner sonra anlar ki bu gemi ikinci gezisinde uyurken onu bırakan gemi ve kaptanıymış. Kaptan gemideki mallarının hala durduğunu söyler ve mallarını Sinbad'a geri verir. Sinbad bunları satarak çok para kazanır. Ve ülkesine döner. 4. Gezide denizdeyken gemileri fırtınadan batar . Bir adaya sürüklenirler. Adada birkaç çıplak siyah adam görürler bu adamlar Sinbad ve arkadaşlarını krallarına götürürler. Kral bunlara pekçok yemek verir. Sinbad dışında hepsi yemekleri yer ama yedikçe daha çok yerler yeterince şişmanlayınca her gün kral birini yer Sinbad bu adadan kaçar ve normal insanların olduğu bir yere gelir burası çok güzel bir yerdir . Oranın kralı Sinbad'ı çok sever çünkü Sinbad onlara eyer yapmayı öğretir . Kral Sinbad'ı kızla evlendirir. Ama bir süre sonra Sinbad'ın karısı ölür. Meğersem bu ülkede eşler ölünce diğer eş de onunla birlikte diri diri gömülüyormuş. Sinbad da karısı ile ölülerin gömüldüğü kuyuya atılır ve ağzı taşla kapatılır. Sinbad buradaki tüm ölülerin üzerindeki değerli sus eşyalarını ve altınları bir de elbiseleri alıp bir gemiyle eve döner. 5. Gezide Sinbad çok zenginleştiği için kendisi için büyük bir gemi alır ve tayfası ile Kaptan tutar . Biraz gittikten sonra büyük bir beyaz yumurta görürler ama tayfalar ne olduğunu bilmedikleri için bu büyük yumurtayı taşlarlar ve yumurtayı kırıp içindeki yavruyu da öldürüp yerler . Bunları öğrenen Sinbad tehlikeyi farkeder ve hemen oradan gemiye binip kaçarlar ama kuşun anne ve babası gemiye büyük kayalar atarak gemiyi batırır. Geminin bir kalasına tutunarak bir adaya sürüklenen Sinbad kurtulur o adada yaşlı bir adam görür . Yaşlı adam onu sırtına alarak kendisini karşıdan karşıya geçirmesini ister .Sinbad da yardım eder .Ama yaşlı adam o kadar güçlüdür ki Sinbad'ın boynunu bacaklarıyla sıkar ve onu bu şekilde günlerce kontrol eder . En son sinbat üzümden şarap yapar ve biraz içer. Bunu yapınca güçlenir daha bir canlanır. Bunu farkeden yaşlı adam Sinbad'tan şarabı ister ama Sinbad vermek istemez . Yaşlı adam ayaklarıyla Sinbad'ın boğazını sıkınca şarabı verir tüm şarabı içen yaşlı adam sarhoş olur . Sinbad bu durumdan yararlanarak yaşlı adamın başını taşla ezer . Ve gelen bir gemiyle oradan kaçar. Maymunları çok olan bir adaya giderler orada Ağaçların tepesindeki maymunlara taş atarlar maymunlar da bunlara Hindistan Cevizi atar Bunları satarak cok zenginleşen Sinbad evine döner. 6. Gezide Sinbad yine bir gemi ile yolculuğa sırasında gemileri bilinmeyen denizlere doğru yol alırken bir canavar gemiye saldırır ve gemiyi yer Sinbad son anda kurtulur . Ve bir adaya düşer bu ada daha önce batmış olan gemilerden kalma pek çok değerli eşya varmış ve yanında akan vir dere görmüş. Hemen bir sandal yapmış ve toplayabildiği kadar elmas toplamış ve sandalın üzerinde uyumuş. Uyandığında kendini Serendip diye bir ülkede bulmuş oranın kralı Sinbad'ı çok sevmiş ve ona halifeye götürmek için pekçok hediye vermiş Sinbad bir geminile dönerek şahın hediyelerini halifeye götürmüş ve eve dönmüş. Artık bir daha geziye çıkmamaya karar vermiş. 7. Gezi halife Sinbad'ı çağırarak kendisine bu kadar hediye gönderen birini karşılıksız bırakmak ona yakışmayacağı için Serendib hükümdarına çeşitli hediyeler götürmesini ister , o da istemeye istemeye kabul eder. Böylece hediyeleri Serendip şahına götürür. Ancak yolda dönerken bir şekilde bir adaya düşer. Yine bir sandal yaparak kurtulmaya çalışır . Sandal onu bilmediği bir ülkeye götürür. O ülkede sandalını satarak zengin olur. Sandalını sattığı adam ona kızını verir. Bir gün baktığında oranın erkeklerinin kanadının çıktığını ve uçtuklarını görür kendisi ve kadınlar yerde kalır oradaki insanların şeytanın hizmetçisi olduğunu anlayınca karısı ile birlikte evine döner. Ve böylece tüm gezilerini tamamlar artık ölünceye kadar geziye çıkmaz. Bundan sonra Şehrazat şu öyküyü anlatır: Şöhret'in Oğlu Alişar ve Zümrüt'ün öyküsü Şöhret ölünce oğlu Alişar'a büyük bir servet bırakır ama Alişar hepsini tüketir beş parasız kalınca pazara dogru gider oradan bir esire alır. Esire Zümrüt çok güzel olduğu için bir Hristiyan Zümrüt'ü kaçırıp kötü kalpli efendisine götürür. Efendisi Raşedditin Zümrüt'e sahip olmak ister ancak Zümrüt izin vermez . Zümrüt evden kaçarken bir hırsız onu kaçırır. Ama Zümrüt oradan da erkek kıyafetleri giyerek kaçar. Bil ülkeye gider o ülkede halk onu neşe içinde karşılayıp kral olarak seçer. Bunun sebebi sorunca Zümrüt, eğer önceki kral öldüğünde arkasında veliaht bırakmamışsa kralı böyle seçiyorlarmış.kral olan Zümrüt hemen hazineyi fakirlere dağıtmış ve her ay bir şölen düzenlemiş. Bu şölenlerde kendisini kaçıran üç adamı da yakalayıp derilerini yüzer en son aşığı Alişar'ı görür . Krallığı bırakarak çok zenginleşen Zümrüt Alişar ile evine döner. Bu hikayeden sonra 6 kadının hikayesi anlatılır. Böylece 3. Cild 339. Gecede sona erer
Binbir Gece Masalları Cilt 2/1Anonim · Yapı Kredi Yayınları · 2021214 okunma
·
123 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.