Doğu'nun Limanları , bir savaşın yanlış bir zamanlamayla bir insanın hayatını nasıl alt üst edeceğini gösteriyor. Kitap, aynı zamanda ana karakter İsyan’ın kayboluşu ve hafızasında açılan yaraları anlatıyor. Kitap boyunca İsyan’ın yaşadıklarını, onun anlattıkları kadarıyla bilebiliyoruz. Olaylar kaybolan karakterin iç dünyasını işlerken, geride kalanların sorumlulukları ve vicdanları yeterince işlenmemiş görünüyor kitapta...
Okur olarak kendimi sık sık ana karakterin eşi Clara’nın yerine koyarak okudum kitabı. Eşim böyle bir durumdayken ben neler yapardım? Bir yanda savaş ve küçük bir çocuk, bir yanda eşim ve onun mücadele ettiği derin psikolojik kırılma... Ben bu resmin neresinde olurdum? Kitapta bu sorunun cevabı yok. Kaybolanın yaşadıkları anlatılırken, onu geride bırakanların iç hesaplaşmalarına yer verilmemiş, anlatım gereği. Oysaki Clara‘nın durumu da en az İsyan’ın yaşadığı travma kadar ağır bence. Acı tek taraflı bir deneyim gibi sunulmuş... Oysa kayboluş; yalnızca kaybolanı değil, geride kalanların da vicdanını yoklayan bir süreç…
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma