Fitz Chivalry Farseer çok küçükken bir adamın elini tutarak bir kapıya götürülüyor, bir sarayın kapısına.Ve elini tuttuğu adam kapıdaki görevlilere diyor ki; “Bu piçe daha fazla bakamayacağım, artık babası olan Prens Chivalry üstüne düşeni yapsın ve onun bakımını üstlensin.”
İşte o günden sonra Fitz için hayat oldukça karmaşık ve kaotik oluyor.Prens Chivalry kral olmak üzere ancak bu piç skandalı ortaya çıkınca düşmanları, halkı, karısı, kendisi ve en çok da Fitz’i korumak için ondan uzak duruyor ve kendi adamı olan Burrich’e çocuğu emanet ediyor.Burrich hayatı boyunca köpekler ve atlar yetiştirmiş birisi, çocuk büyütmek onun için ekstrem bir durum oluyor ister istemez.
Çok geçmeden ortaya çıkıyor ki Fitz irfan gücüne sahip, yani hem hayvanlarla hem de insanlarla zihin paylaşabiliyor ama bu güç için daha çoook güçlenmesi ve öğrenmesi lazım.
Derken bir yandan da dedesi Kral Shrewd torununa eğitim verdiriyor.Suikastçılık eğitimi.Chade ile birlikte incelikli bir eğitimden geçiyor.Sonrasında irfan öğrenmek için Galen ile mücadele ediyor.Bir anda Leydi Patience devreye giriyor ve sanat, görgü kuralları ve daha nicesini öğrenmesi için müdahalelerde bulunuyor.Soytarı ilginç ve değerli bilmeceleri ile Fitz’e yardımcı ve destek olmaya çalışıyor.Son olarak amcası Verity ise hayatında bir başka büyük rol oynayan kişi, ona ilk günden beri iyi davranan tek kişi.
Düşmanları ise hiç bitmiyor Fitz’in ama bir çok dost da ediniyor.Daha çok genç ve yolun, krallık entrikalarının daha çok başında.Yaşayarak görecek, öğrenecek, deneyimleyecek ve anlayacak çok şeyi var.Biz okuyucular da ona ortak olacağız elbette.
Kitabı ve karakterleri aşırı sevdim.Kvothe gibi bir anlatıma ve konuya sahip, yani en azından bana öyle hissettirdi, Kvothe’yi özledim resmen okurken.Bayağı akıcı, ilginç olaylar ve karakterler barındırıyor, sihir sistemini daha tam kavrayamadım ama diğer kitaplarda daha da oturur hem konu hem diğer noktalar bence.Kısacası beklediğimden daha iyiydi, umarım serinin diğer kitapları için de aynı şeyi düşünürüm.