"Hasan için Emir sadece bir arkadaş değil, o çocukluktan beri 'ilk kelimesi' olan kişi."
Yazarın kalemiyle ilk kez tanışıyorum. Kitabı okurken hep kafamda şu soru döndü durdu:
Khaled Hosseini Amerika'nın güvenli limanında yaşayan biri olarak, Emir üzerinden aslında kendi vicdanını mı temizliyordu?
1975'ten 1980'e, oradan 2001'e atlayan o büyük zaman boşlukları, sanki kaçılan yılların bir yansıması gibi. Ama Rahim Han'ın dediği gibi: "Yeniden iyi biri olmak için her zaman bir yol vardır." Peki, bir kitabı yazmak o yolu bulmaya gerçekten yeter mi? Keşke Hasan'ın da sesini duyabilseydik, keşke o sessiz sadakatini bir de onun iç dünyasından okuyabilseydik...
Eğer bu kitabı okumaya niyetiniz varsa, kendinizi sadece hüzünlü bir hikayeye değil, derin bir vicdan sınavına hazırlayın.