·312 syf.····Okunma: 14 Ocak 2026 11:13 Füruğ’un şiirleri, yazıldığı dönem ve coğrafya (İran) düşünüldüğünde bir kadının 'ben de varım' diye haykırması açısından önemli olabilir ama edebi bir tat arayan okuyucuyu hayal kırıklığına uğratıyor. Sürekli 'ateş, gece, buse' gibi sınırlı kelimelerin etrafında dönüp durması, o aradığımız şiirsel derinliği ve içtenliği maalesef yok ediyor. Belki kendi dilinde bir müziği vardır ama Türkçeye geçtiğinde o romantik büyü kayboluyor; geriye sadece kendini tekrar eden, sığ ve düz bir anlatım kalıyor. Bir şairin ruhundaki o ince dokunuşları hissetmek yerine, sürekli aynı şeyleri söyleyen, sanatsal incelikten uzak bir metinle karşı karşıya kalıyorsun. Bu haliyle kitap, ruhu besleyen bir ışık olmaktan çok, o dönem İran'ının baskısına karşı verilmiş ama sanatsal olarak zayıf kalmış sığ bir isyan günlüğü gibi hissettiriyor."