·144 syf.····Okunma: 14 Ocak 2026 11:50 Kitapta anlatılan İstanbul gibi koca bir metropolde geçmesine rağmen sanki dışarıya itilmiş, böyle genel geçer kültürle iletişim kurmayan kendi kültür ve idealleri olan bir toplum kesiminin hikayesidir aslında.
Kitap hayali olmasına karşın bir o kadarda gerçekçi Kolera Sokağı'nda geçiyor. Bu sokak pezoların, kevaşelerin, hırsızların ve uyuşturucu bağımlılarının bolca olduğu bir sokaktır. Genel olarak olaylar mahallenin delikanlısı Gıli Gıli Salih'in etrafında dönüyor.
Bence kitabın en çarpıcı özelliği dili diye düşünüyorum. Kitabın arka kapağında Yıldız Ecevit'in de belirttiği üzere olağandışı özgünlükte bir dil ile yazılmış olan bu kitap okuyacakları önce bir afallatacaktır. Metin Kaçan, Dolapdere'nin o enteresan argosunu biraz masalsı biraz da fantastik ögelerle çok farklı bir dil ortaya çıkartmıştır. Bu sebepten ötürü kitap ilginizi çekmese bile bir çırpıda okuyabilirsiniz diye düşünüyorum.
Genel hatları ile baktığımızda Ağır Roman için sadece bir yeraltı dünyası anlatısı değil, aynı zamanda bu koca sistemin dışında kalan insanların yaşam mücadelesini de ele alıyor.
Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum :)