Puan vermedi·480 syf.····Okunma: 14 Ocak 2026 17:57 Tutkunun Tanrısı ~ Işıl Limae
.
Jinava normal bir hayat yaşıyordu. Ta ki evsiz kaldığı gece, konsere gittiğinde sahnenin önünde bayılan bir adamı görene kadar. Aslında durumu garipleştiren, bu adamı onun dışında kimsenin göremiyor oluşuydu. Bir anda uğradığı iblis saldırısı, açılan gözü ve etrafına baktığında gördüğü iblisler insanı çıldırma noktasına getirebilirdi.
Karşısındaki adam, yani Rast, kim miydi? Tutku ve Şehvet Tanrısı! Onu kurtarmıştı ve bir anlaşma yapmışlardı.
Rast ise lanetlenmiş bir Tanrı’ydı. Güç toplamak için yüzyıllardır farklı insanlara ihtiyaç duyuyordu.
Bir anlaşma, yepyeni bir dünya, aynı evi paylaşma derken kitabı soluksuz okudum! Lanetli bir tanrıyı okumayı mı daha çok sevdim yoksa cesur ve duygularıyla boğuşan Jin’i mi, seçim yapamıyorum. Ama Jin’in ortama bu kadar hızlı ayak uydurmasına bayıldım.
Yedi Ölümcül Günah’ın birer birer sahneye çıkmasına -ve çıkmaya devam edecek olmasına- ayrıca bayıldım.
Rast ve Jin arasındaki enerjiden beslenme durumunda “ayaklı powerbank” tabiri çok eğlenceliydi.
Gelecekteki Morana’nın verdiği haber, kadersiz, düğüm ve akrep mevzusu heyecanlandırdı. Jin’in bir şeyi tutkuyla yapmasının Rast’ın gücü için bu kadar önemli olması nedeniyle hazırlanan dilek listesi var ki, kesinlikle altına imzamı atıyorum!
“Hazırlan, kahvaltıyı dışarıda yapacağız.” demesini beklerken, “ülke dışında yapacağız” demesi… Limitsiz kartlarla alışverişler derken Rast beni fazlasıyla etkiledi.
Venedik’e üç saniyelik bir yolculuğu benim de istemem çok mu yani?
Rast’ın yavaş yavaş silikleşirken bir insanın ona güç aşılaması; özellikle öpücüğüyle ve gücüyle yeniden dirilmesi… Müthiş değil de ne?
Normalde aşırı egoist karakterlerden hoşlanmam ama bir tanrıdan bahsediyoruz arkadaşlar, tabii ki egoist olmalı! BAYILDIM!
Rast’ın Jin’in arkadaşlarıyla tanışması ve anılarında gerçek tarihi kişilerle olan hikâyeleri inanılmazdı.
Çocuk Rast ve laneti beni çok üzdü dostlar… “Bir evim var mı?” kısmını asla atlatamayacağım.
Ayy bir de favorim Severi.
Bisikleti ve kargolarıyla Umut Tanrısı mükemmeldi!
Kitabın finalinde kılıcın sivri tarafı beni de fena hâlde yaraladı.İkinci kitap için resmen ölüyorum!!