·376 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mart 2025 17:59 Kitapla ilgili bir şey yazmak istiyorum ama klavye bana izin vermiyor. Kitabı okurken sinir krizi geçirdiğim, mal mısın diye bağırdığım, utançtan kitaba yaklaşamadığım zamanları bu incelemeye dahil etmiyorum.
Bir çocuğumuz var adı Soner. Bu çocuk travmalarla büyümüş, babasının ona yaptıklarına dayanmaya çalışmış, küçük kardeşinin gözleri önünde öldürülmesine şahit olmuş, annesini kaybetmiş, abisinin intiharından sonra hayata tamamen küsmüş bir çocuk. Birde kızımız var adı Beste. Bu kız tozpembe dünyada büyütülmüş, tek derdi sınav olan biri. Birde biraz salak.
Çok kısa anlatacağım. Bu kız geliyor yazıyor bu çocuğa diyor ki sen dersi dinlemiyon ama ben sana ödevleri atıcam çünkü neden olmasın? Tabi bu mesajı gören başrol erkek karakterimiz intihar etmekten vazgeçiyor ve ölmüyor. Bu kız ona yazıyo, çocuk... Eee şey yazıyor ama göndermiyor. Sonra falanlar, filanlar, yalanlar, dolanlar diye gidiyor. Bundan sonra sinir krizi benim için. Anlatmıyorum.
Lan yazar bu nasıl kitap. Beğenmemek değil, mantığını anlayamamak. Uyuşturucu kullanıyor çocuk ve kız bunu görüyor ama bunu normal görüp hala seviyorum diyor. Ya benim sevdiğim çocuk uyuşturucu kullansa döverim lan çocuğu. Nasıl normal karşıladın sen bunu?! Tamam bunlar hayal ürünü ama bu kadar olmaz. Harbi bak. Kötü çocuk iyi kız. Sıktı bu kurgular. Kötü kız ve iyi çocuk istiyorum. Ha bu arada kız 17 yaşında falan. Çocuk 19 mu ne.
Kitabın sonunda ben anlamıştım zaten, konser bileti veriyor intihar etmeye çalışıyor, kız görüyor, kız ağlıyor, kız beni bırakma diyor, kız seni seviyorum diyor, kız bana nasıl yaptın diyor, kız benim sinirlerimle oynuyor.
Soft kurgu olsun diye uğraşmış ama bu olaylar pek olmamış. Onun yerine travma yaşamayan, uyuşturucu kullanmayan yakışıklı başrol errkek karakterimiz ve hayatı tozpembe olmayan ama kötü de olmayan yakışıklı başrol errkek karakterimizden hoşlanan aşırı güzel ama küçük çocuk gibi görünmeyen kız karakterimiz olsaydı daha iyi olurdu.