·284 syf.····Okunma: 15 Ocak 2026 23:58 Feyyaz Yiğit'in akıl sağlığının pek yerinde olduğunu düşünmüyorum, umarım yakında bir psikoloğa görünür.
"Gibi" dizisinin temel taşlarını oluşturan karakterler ve diyaloglarla kısmen akıcı bir anlatıydı. Feyyaz Yiğit'in modern Türk halkını gerçekten çok iyi analiz ettiğini bir kez daha hissettim. Gerek gündelik diyaloglara olan hakimiyeti gerekse bazı karakter tiplemeleriyle eser sanki hayatımızdan bir köşe gibiydi. Tabii yaşanan absürt olaylar ve abartılı tiplemeler, bildiğimiz karakterlerle harmanlanmıştı. Genel olarak akıcı ve sıkıcı olmayan bir anlatım vardı.
İsmet karakterine olan nefretim ise hiçbir zaman tükenmeyecek. 281 sayfalık kitabın tam 75 sayfasında sadece İsmet’in kahvehanede anlattığı bir hikayeyi dinliyoruz. İlk başta eğlenceli ve garip gelen bu karakter, sadece bu hikayeyle de kalmıyor; olay örgüsünde sürekli olmadık yerlerde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Bu durum bir yerden sonra gerçekten çok sinir bozucu olmaya başladı. Evet, absürtlük ön planda ama bir noktadan sonra İsmet benim için katlanılmaz bir karaktere dönüştü.