·442 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ocak 2026 01:13 15 Ocak 2026... Gazi'nin annesinin ölüm haberini aldığı günün yıldönümünde bitiriyorum bu muhteşem seriyi, göz yaşları içinde...
Zihnimin arka fonunda "bir fırtına tuttu bizi" çalıyor, yüreğim Gaziye yanıyor... Kitabın son sayfalarını tarifsiz duygular ve hüzünle okudum. Yıllardır ezber ettiğim asker, siyasetçi, devrimci, lider Atatürk dışında "insan" Atatürk daha çok ilgimi çekmiştir hep. Bu seriyi diğer Atatürk kitaplarından farklı kılan da tam olarak bu benim için. Mesela az önce "son" yazısını okuyup bitirdiğim bu kitap...
Dünyada çok çok çok az insana nasip olan bir hayat onunkisi... 57 yıla sığdırdıkları 5 kitap oldu henüz yarılanmadı bile. Peki ya travmaları? Ya üzüntüleri ? Ya cektikleri ? Ya vatan ugruna dişini sıkıp katlandıkları, feda ettikleri ? Evet feda ettikleri... Gazi'nin bu uğurda anacığını da feda ettiği gerçeğiyle yüzleştim az önce içim kanayarak... Evet oğlu için hastalandığını, endişeden inme indiğini vs biliyordum ama Gazi'nin içi yana yana anasının kendi yüzünden her geçen gün sağlığından olduğunu bile bile bu vatan için durmadığını az önce çok daha derinden idrak ettim...
İnsan belli bir hedef uğruna, amaç uğruna kendinden vazgeçebilir. sağlığını, hayatını hiçe sayabilir bunu anlarım fakat kaç kişi en kıymetlisini bu uğurda feda edebilir ? Kendi yüzünden her gün eridiğini bile bile yolunda yürümeye devam edebilir ? Üstelik bunu kendi menfaati için değil, milleti için yapabilir ? İnsan belki bir yerde kendi için evladını anasını harcayabilir, dünyada bunun örneği çoktur fakat pencereden baktığınızda dışarıda gördüğünüz millet için bunu kaçımız yapabilir?
Dilerim bir yerlerde cennet denen yer gerçekten vardır ve dilerim ana oğul kavuşmuş, derin bir saadet içinde mutludurlar... Ahh Zübeyde Ana, hiçbir ana senin kadar şerefli olmayacak bir daha... Ruhun şad olsun...