·464 syf.····Okunma: 16 Ocak 2026 02:56 Selamlarrr
Ya hak kalkın ayağa "mahalle kurguları" büyüğünüz geldi diye bağırasım geldi Ya bir kitap ancak bu kadar türünün hakkını verebilirdi. Hem o mahalle ortamını çok güzel aktarmış hem de çocukluk aşkı temasını çok güzel işlemiş. Şimdi benimle birlikte "Ceviz Ağacı Mahallesi' ne" doğru sizleri upuzun bir yolculuk bekliyor hazırsanız?(sıkı tutunun zira bu mahalleden çıkmak istemeyebilirsiniz) Alçin hem ailesine, hemde doğduğu ortama bomba gibi düşmüş bir kızıl çalıkuşudur. Neden mi böyle dedim daha doğduğu ilk an aileden kimseye benzememesi ve turuncu saçları, çilleriyle ben burdayım demesiyle herkesin ilgi odağı olmuştur. İlk başta saçlarını çok seven, yaşam enerjisi göz doldururken ilkokula başladığında işler hiçte umduğu gibi olmaz. Saçları ve çilleri yüzünden akran zorbalığına maruz kalır ve ciddi anlamda her şeyden tetiklenen özgüvensiz bir çocuğa dönüşür. Kendisini tek açabildiği kişi ise komşuların oğlu aynı zamanda abisinin yakın arkadaşı Melih'tir. (Ciddi anlamda Alçin karakteri bana o kadar özgüvensiz gelmişti ki ta ki çocukluğunda yaşadığı anıları okuyana kadar. Bu inanılmaz içime oturdu yazar bu kısmı çok iyi aktarmıştı akran zorbalığının sonuçlarının neler getirdiğini çok iyi aktarmıştı.) Melih ise o küçücük kalbiyle bir şeyler hissederken ilerleyen zamanlarda Alçin' den başka bir şey düşünemez hale gelir. Ve bu sevgisini sadece arkadaşı Alaz' a anlatır. (Arkadaşlar çok net diyorum Allah onu top etsin. Yani kazık atılır da böylesi atılır dedim Alaz'ın yediği haltı öğrenince. bu konuda inanılmaz sinirliyim çünkü ne olduğunu hem kitabın son sayfalarında öğreniyoruz hem de ciddi anlamda ben karakteri çok sevmiştim iki karakter arasında çok kalmıştım ta ki gerçek yüzünü görene kadar.) Neyse şimdilik canımızı sıkmıyoruz ve zamanı geriye sarıyoruz. Alçin büyümüş serpilmiş yine abisinin arkadaşı olan Alazla sevgili olmuştur. Bunları uzaktan izlemek ise Melih'e kalmıştır. (Poğaça suratlım ya ) ama Melih öyle bir karakterdir ki Alçin mutlu olduğu müddetçe kendisiyle sevgili olup olmamasını önemsememektedir. Sadece daha fazla dayanamadığı için olabildiğince Ceviz Ağacı Mahallesinden uzak durmaktadır. Velhasıl Alçin hiç beklemediği bir şekilde 18 yaşındayken Alaz tarafından terk edilir. Geriye sadece kırık dökük bir aşk acısı yaşamak bırakır ona bu olay. Ki zaten küçüklüğü travmalarla ve dışlanmakla geçen bir çocuk için ergenliği gençliği de ayrılıktan sonra bu şekilde hissettirmeye başlar. çok güzel bir kadın olmasına rağmen asla o güzelliğini görmemektedir. ayrılığın etkilerini ufaktan atlatmaya başladıktan sonra Melih, Alçin'e karşı kendini göstermeye başlar. Ve Alçin kırık dökük bir aşktan sonra ilk kez, uzun zaman sonra yeni heyecanlar, kıpırtılar duymaya başlar. Ama adama abi sıfatını yüklediği için de uzak durmaya çalışır. Eeeee Melih bu durur mu artık o heyecanı gördükten sonra yalnız kitap boyunca Melih karakteri o kadar sakindi ki adamın içinden kuduruk biri çıktı. (Şok oldum ya ben djdjdj) kitabın içindeki tüm yan karakterleri sevdim diyebilirim. Özellikle Zeynep ve Kutay ikilisine inanılmaz üzüldüm.(yazar onlara umarım tatlış bir son yazar diye umuyorum. ) keza yine Alçin' in üniversiteden arkadaşlarına bayıldım. Özellikle kitapta kahkaha attığım iki sahne vardı birisi bu okul arkadaşlarının gün'e geldiği sahneydi ölecektim gülmekten diğeri ise düğüne gittiklerinde görücü olarak karşılarına çıkan teyzelerle geçen muhabbetti.(bakın yemin ediyorum bu sahneleri okurken karnım ağrıdı gülmekten) kitabın her şeyine aşık oldum, evrenine aşık oldum hatta okurken şey düşündüm "Bir sihirli değnek falan yok mu bizi Ceviz Ağacı Mahallesine ışınlasa." Eski dönemlerin samimiyeti vardı kitapta. Ayrıca okurken yazarıyla muhabbet etmek benim için büyük keyifti çok eğlendim. Çok severek okudum. İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli Okumalar Diliyorum