Kader nedir? Kaderimizi değiştirebilir miyiz yoksa iyi olması için iyileştirebilir miyiz? Nur çocukluğunda özellikle anne baskısıyla büyüyen kendine dair söz hakkı olmayan bir karakter iken bir de baba acısı ve hasretiyle yanmış. Yıllarca susması, sessiz kalması dayanılacak gibi olmadığından olsa gerek sırf hayatına dair söz hakkına sahip olmak için annesine evlilik gibi mühim bir konuda rest çekmiş ve Ferit ile evlenmiş. Gerçek bir aşk evliliği bile olmayan bu birliktelik Şanlıurfa’ya kadar uzayıp giden bir serüven haline gelmiş. Nur evlenmiş dahi olsa içinde yaşadığı o iç hesaplaşmaların içinden bir türlü çıkamamış. Yaşadığı kader miydi, kadere boyun eğmek miydi bilmiyordu.
Yazar böyle bir var oluş sancısını, iç hesaplaşmaları, üzeri örtük yasak aşkı o kadar temiz bir Türkçeyle dile getirmiş ki okurken Nur hep yanımdaydı sanki. Bazen ona artık harekete geç demek istedim bazen dur… Ne yaparsak yapalım en nihayetinde bize yazılan bir kaderin içinde çırpınıp duruyoruz işte.
Kitabın olay örgüsünü Şanlıurfa’nın o mistik havası ve tarihi olayları ile o kadar güzel bütünleştirmesine de ayrıca hayran kaldım.
Emine Işınsu kalemiyle ilk kez tanışma kitabım oldu, iyi ki de olmuş.
İyi okumalar dilerim..
Küçük Dünya