Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 16 Ocak 2026 23:36 Bu kitaptan nasıl bahsetmek gerekir açıkçası emin değilim. Başlıkta da görüldüğü üzere bu kitap gereksizyazarın kendi yazdığı karakter olarak uyandığı bir anda başlıyor. Bir arkadaşım daha doğrusu eskiden, şimdi arkadaş sayılmayız sanırsam, neyse. Onun sayesinde elime geçen bir kitap. Lise zamanlarımda ilk kez okumuştum sonrasında üniversite zamanımda tekrar okuma isteği duyduğum bir kitap oldu kendisi.
Kitap ile alakalı düşüncelerimden bahsetmek gerekirse açıkçası bir kişinin yarattığı karakterle olan ilişkisinin çarpık bir örneği hissediliyor kitapta. Bu kitaptaki ana karakterimiz M. ve Gereksizyazar farklı taraflardan bana benziyor. Sizi hayatın bir bölümünden alıp bir bölümüne götüren ve kendi içinde kitap yazan bir karakterin oluşturduğu karakterin kendi romanın içinde bulunduğunu anlayıp o kadere göre daha doğrusu kendi kaderine göre ilerleyişinden bahsediyor. Biraz karışık bir anlatım oldu açıkçası. Pek kitaptan bir şey vermedim aslında, yani kitaptan spoiler. Bu kelimeden başka bir kelime kullanamıyorum. Mecbur kullanıyorum gibi.
Spoiler olan kısma geçersek eğer. Gereksizyazar kendi yazdığı karakter olan M.'den kendini sorumlu hissediyor. Üç yıl boyunca yazdığınız bir kitabın sonunun yayınlanması için değiştirmek isteyen insanları düşünün. Kitabımız yalnızlığı metaforlarla anlatıyor ve yayınlanması için değiştirilmesi gerekiyor. Bir roman yazmaya çalışan biri olarak oradan çekip giderdim. Bir roman sadece yayınlanmak için mi yayınlanması yoksa başka hislere karışıp tercüman olmak için mi? Bu soruyla birlikte Gereksizyazarımızın bulunduğu durum itibariyle geçmişi ve ailesini erken kaybetmesi ve biraz sorunlu bir ailede büyümesi büyük bir etki uyandırıyor onda. Yazdığı ilk romanında ailesinden kısımlarda var çünkü değiştirilmiş bir şekilde. Köpeği ölmesi gerekirken M.'nin eşi olan Z. ölmüş oluyor. Sadece bir varlığın değişimi bir ruhun değişimi oluyor. Kitabın içinde sevdiğim bir söz var. Sizce biz yazmak istediğimiz için mi yazıyoruz? Buydu galiba söz, şimdi kendimde benzerini yazmış olabilirim. Neyse gereksiz konuştum.
Bu kitapta yine de Gereksizyazarımızı seven biri var. Az da olsa onu anlamaya çalışan, değer veren. Evleniyorlar mutlu da yaşıyorlar. Bir karakteri kıskanmak pek mizacıma uygun bir şey şey değil açıkcası. Ama eşiyle olan kısımları okudukça kendimi düşünüyorum, varlığımı ve varlığım da oluşan o Adem'in yalnızlığını. Trajedik bir durum. İnsan mutlu olduğu zaman onu paylaşacak insan arar, yakın bir insan. Bu yakınlıkta birine sahip olamamak kötü, ben kötüyüm biraz. İnsanın en büyük hatası kendini bildiğini sanmasıdır. Kendimiz bilinmeyen bir sessizlik, bilinmeyen bir gecelik içinde bir kız, bilinmeyen bir gecede kaybolan bir adam. Neyse fazla uzattım duygularımı hem buraya kadar okudunuz mu bilmeden.
Kitap hakkında düşüncem eğer Oğuz Atay okumak istersen bu kitap ön hazırlık olabilir. Bunun dışında hayatım boyunca Tutunamayanlar'dan sonra altını en çok çizdiğim kitaptır kendisi. Bir kaç alıntı daha eklerim yüksek ihtimal. Neyse bu da böyle bir incelemeydi. Sanırım pek beceremiyorum. Olsun yine de düşüncelerimi yazmak istedim, bir gün yalnızlığım okumak ister belki. Kitapla kalın.